There is a secret puzzle in this website. When you complete it, you will be even closer to the truth. We are waiting for someone to find it. The first step of this digital maze is to find the secret page hidden in one of our blog posts. Good Luck.

Saturday, September 29, 2018

The Confines 2015 /the Abandoned

├çok g├╝zel bir film. Film hem mistik hem de olduk├ža korkun├ž. K├╝├ž├╝k ├žocuklar... ac─▒.... yeti┼čkinler...yoksulluk...engeller... kafa karma┼čas─▒... ne oluyor ya!? modu...
hepsi var. izleyin.

Bir kad─▒n var b├╝y├╝k ihtimalle ana karakter o. ad─▒n─▒ hat─▒rlayamad─▒m ama cooper ─▒n yan─▒ndaki sar─▒┼č─▒n─▒ diyorum. evet evet o aynen aynen.
o bir k─▒z─▒n y├╝z├╝ne dokunuyor ya korkun├ž yer alt─▒nda, i┼čte o k─▒z bence yine kendisi. zaten kafa da ar─▒zal─▒ ya kad─▒n─▒n. kad─▒n bir k─▒z─▒ oldu─čunu s├Âyl├╝yor vs fakat filmin sonunda bir karga┼ča ├ž─▒k─▒yor. asl─▒nda herkes fark─▒ ki┼čiler farkl─▒ roller farkl─▒ boyutlar...
lzenmeye de─čer.

Yagmur Var Hikayesi

hava bozdu. ama tek o bozmadi.kizlar bekaretlerini de bozdular.yagmur yagdi.hayat da onunla beraber akti su oldu.namus akti gitti. etik gitti. ne kaldi geriye diye sordu oglan. kuz da cevap verdi. hic bir sey osman ,hic bir sey.

Friday, September 28, 2018

Bir Adam Boguluyor

adamin biri denizde boguldu.cenazesi dincilerin mezarina gomuldu. adam maldi.kimse onu siklemezdi.haaahaaahuu
adam maldi.kimse ona bakmazsi.kizar orspuydu hepsi orspuydu.o karizmaydi ama playboy olmayi basaramamisti.o maldi.o maldi.omaldii

Akluma Sicayim

i am god damn rich but i aint gona zipend it on you bitch.
rich and bitch.
nasil ama.aklima sicayim

Korn Dinleyen Ergen Hikayesi

bir adet ergen bir adet de muzik calar. butun malzemeler bunlar. bir de bir mikser ile is tamamdir. 
hikayemizdeki sivilceli bok bebe.yani bunun yazarina benzyir.bana. aklin ermez senin lan. blog bile yazamazsin lan. anani sikeyim lan
. diyorsan supersin amk. neyse
hikayemizdeki ergenin adi SickDick.
iki anlam cikartabilirsin.biri hasta penis oburu de siktik. sana kalmis.bok beynine kalmis.kit kafa
.neyse neyse hikayemiz sickdick in kendini becermesiyle baslamiyor.tam tersine bir kizi...saka saka lan.hikayemiz soyle...
birnwonbahar gunu banliyolarda sehrin arka terk edilmis varoslarindayiz.sickdick pencereleri kirik binalarin yanindan geciyor ve kendi vatosuna giriyor.karisi da var.jamily adi. jamilyi hamile biraktigi icin onunla evlendi.o├ž . sickdick 
jamily i hamile birakti ve bu bir istismardi.yqni tecavuzzz.sapik
...
oyle ama dogru.
ama jamily mal ve sickdick in sick olan dickini sevdi ve mmm dedi
hahahahhahaah.
dahabkotusu ondan cocugu dogdugunda o cocugu oldurmek yerine onu cok sevdi.ne de olsa onu ...yapan adamin tohumu..hahahaha
mal yq.
neyse iste bunlar banliy├ insani anladin mi.ben anlamadim
..
neyse bunlarin cevresi esrarkes ve eli silahli ve dovus sporu bilen cetelerle cevrili.bunlar ise kendilerini savunmaktan olrukca aciz.
sickDick oldukca hasta kafali. adi belki de sick head olmaliydi. anasi adini biyle koymus onun sucu degil. heheeeehaaaa.huuu.
sickdixk her gun kucuk mini droid telefonundan ki telefon her dkka ├žokerdi,hep korn dinlersi.eon ses.karisini sikerken bile.hahhhaaa.
korn muziki ona cok sey ifade ediyordu
.en basitinden eslik ediyordu.banliyolerin kirli dunyasi onun gibi yirmi yasindakiler icin ancak mdde ve sigara ile ywhammul edilebilirdi. o da issiz gucsus..

Thursday, September 27, 2018


Foreign Accent Syndrome – Yes, It’s Real

Apr 28, 2017


Foreign Accent Syndrome is actually a real condition but is super rare with less than 100 documented cases. It’s exactly what it sounds like: Foreign accent syndrome is when a person can’t help but speak in a foreign accent. Crazy huh?



Foreign accent syndrome usually occurs after a stroke or some form of brain trauma. Here are some interesting cases of it…



A Texan name Lisa Alamia went in for jaw surgery which does requires heavy sedation. When she woke up from the surgery, her subtle Texas drawl had been replaced with a British accent. The weirdest part is that she had never even been to England!



Things were worse for a Norwegian woman named Astrid. During WWII, Astrid suffered a brain injury from shrapnel that exploded during a bombing raid. After recovering, she woke up with a German accent! Unfortunately at the time, Germany occupied Norway so she was oftentimes treated as a German spy. She couldn’t even speak German but her new accent made local Norwegians think she was the enemy.This stuff is crazy – Imagine waking up with an entirely new accent! You might find it delightful and a good conversation starter. Or it might make you self conscious or have a negative social impact like it did for Astrid.



What are some other crazy or interesting conditions you’ve heard of? Hit reply and let me know, I always love to hear more about this kinda stuff!





“How Foreign Accent Syndrome Works” 28 March 2017.

HowStuffWorks.com. 28 April 2017

Oisin Curran “How Foreign Accent Syndrome Works” 6 December 2016.

HowStuffWorks.com. 28 April 2017

├ľylesine





Kay─▒p Adam─▒n G├╝nl├╝─č├╝ (Text)

Adam─▒ng├╝nl├╝─č├╝ kay─▒pt─▒r. Adam kay─▒p g├╝nl├╝─č├╝n├╝ aramay─▒ uzun s├╝re ├Ânce b─▒rakm─▒┼čt─▒r. ├ç├╝nk├╝ g├╝nl├╝─č├╝ art─▒k ├Ânemsiz bir sorun te┼čkil ediyordu. Kay─▒p adam─▒n kay─▒p g├╝nl├╝─č├╝. G├╝nl├╝k, bir s├╝redir,kayboldu─ču yerde sahibini beklemektedir. Sahibi kay─▒p g├╝nl├╝─č├╝ bulmaktan vaz ge├žmi┼č olmas─▒na ra─čmen g├╝nl├╝k sahibini beklemektedir. G├╝nl├╝─č├╝ kimse d├╝┼čt├╝─č├╝ yerden almam─▒┼čt─▒r. G├╝nl├╝k nakit lira kadar de─čerli olmad─▒─č─▒ndan dolay─▒ ona ilgi azd─▒r. g├╝nl├╝k bir g├╝n biri taraf─▒ndan ,merak gerek├žesiyle oldu─ču yerden al─▒n─▒r ve eve g├Â├Ât├╝r├╝ll├╝r. G├Ât├╝r├╝ld├╝─č├╝ ev onun yeni sahibinin eviir. G├╝nl├╝─č├╝n yeni sahibi ,g├╝nl├╝─č├╝n yeni sayfalar─▒na g├Âz atar. Okudu─ču notlarilgisini ├žekmeye ba┼člar. Okuduk├ža okur. G├╝nl├╝─č├╝n son sayfas─▒na geldi─činde ,ilk eline ald─▒─č─▒nda bakm─▒┼č oldu─ču son sayfa dolmu┼čtur. G├Âzleri bir fal ta┼č─▒ gibi a├ž─▒l─▒r ve okumaya devam eder. O okuduk├ža pencere a├ž─▒l─▒r ve i├žeriye r├╝zgar girer. Giren r├╝zgarla birliktesayfalar ├ž─▒rp─▒nmaya ba┼člar. ├ž─▒rp─▒nan sayfalar─▒n arras─▒nda ┼ču ┼čark─▒n─▒n notalar─▒ ve s├Âzleri duyulur:
"soul meets body - death cab for cutie".....

son.



Kayip Adamin Gunlugu





kanl─▒ gece hikayesi

olduk├ža so─čuk bir geceydi. hem de br k─▒┼č gecesi bile de─čildi bir ├ž├Âl gecesiydi. ├ž├Âl geceleri ne kadar so─čuktur bilirsiniz de─čil mi? O denli so─čuktur ki akl─▒n─▒z─▒ bile ka├ž─▒rabilirsiniz efendim. Bak─▒n─▒z ,bir ├ž├Âl ak┼čam─▒ bir deve i├žin nas─▒l bir i┼čkence ve zorluk ise. ayn─▒ ┼čey bir berdu┼č<├ž├Âl adam─▒ i├žin de ge├žerlidir. ├ç├Âl adam─▒ donarsa ne yapaca─č─▒z! Aman Tanr─▒m! Donmayacak. Lakin o bir ├ž├Âl adam─▒ ona bir ┼čey olmayacakt─▒r.

Tuesday, September 25, 2018


Bug├╝n ders

Bug├╝nk├╝ e─čitim sosyolojisi dersinde dikkatimi ├žeken bir nokta oldu. Hani ders s─▒kt─▒ hatta tamam─▒n─▒ bile dinlemedim, l├ókin  bunald─▒m. Sabah 8 bu├žuk nedir amk. Ayakta horlayas─▒m geldi.

Dikkatimi ├žeken Nokta demi┼čtim ya. Heh. ─░┼čte o ┼ču, ├çin ve Finlandiya da ├Â─čretmenler, meslek olarak toplumun en ├╝st kategorisinde yer al─▒yor.
┼×imdi bu ilgin├ž. Lakin bizim ├╝lkemizdeki s├Âylem de benzer idi bir s├╝re. Fakat laf ve icraat ayn─▒ ┼čey de─čil. Burda iki perspektif var kan─▒mca. Birincisi ├Â─čretmen i┼čini yapabiliyor mu yeterince, ikincisi ise ├Â─črenci ne kadar a├ž─▒k ├Â─črenmeye.
E─čer ├Â─čretmen ya da ├Â─črenci bir ┼čekilde ar─▒za ise bu denge ├ž├Âker.
Belki bir g├╝n
---
Belki bir g├╝n anlars─▒n neden gitti─čimizi, belki de y├╝zlerce kez daha anlad─▒m ki susan dilsiz ┼čeytand─▒r,
Belki de bug├╝n atars─▒n o y├╝z├╝─č├╝ denize, belki de gidersin uzak denizlere,
Anlatas─▒n ki anla┼č─▒ls─▒n,
Ya─čs─▒n ya─čmur ki ─▒slans─▒n v├ódi,


Twitter s─▒tolkl─▒yorum yine

Yine bi stolker moduna girdim de, Twitter a ├╝ye olmadan  u kadar tweet okuyan bi benim herhalde. Olsun. B├Âyle iyiyim ben.

Monday, September 24, 2018

Eminem dinlesem


Terk edilmi┼č kale


Bayrak, da─člar, kale, ruzgar.
Bunlar bir b├╝t├╝n├╝n par├žalar─▒ydi.
Bayrak oldukca solgun bir renge sahipti. Da─člar her zaman olduklar─▒ gibi son bahar─▒n m├╝jdesini ta┼č─▒yorlar ve h├╝z├╝n duygular─▒n─▒ canl─▒ tutuyorlardi. Kale ise eski imparatorlu─čun izlerini her k─▒tada ve her co─črafyada yay─▒lm─▒┼č olduklar─▒ gibi eskimi┼č de olsa temsilr etmekteydi. R├╝zgar ise hepsini i├žine alarak toptan bir ahenk yakal─▒yor bahar g├╝n├╝nde. r├╝zgar bayra─č─▒ dalgaland─▒ran bir kuvvet olmakla birlikte ona hayat vermekteydi. Bu verdi─či hayat inu g├Âren ve ayn─▒ atmosferi teneff├╝s eden insanlara bir bahar havas─▒, bir masal d├╝nyas─▒ yasattirmaktaydi. Ali bunlar─▒ g├Ârmesine ra─čmen olduk├ža h├╝z├╝nl├╝ ve mutsuz bir surat ifadesi takinmisti. Bu uzak ve geni┼č bat─▒ topraklar─▒ bir nebze de olsa ona yabani gelmi┼člerdi ve bu onda bir sorgulama duygusu veyahut d├╝┼č├╝ncesi olu┼čturmu┼čtu. Bunun nedeni belki de annesinin ka├žmas─▒ndan sonra geli┼čen olaylar ve ya┼čad─▒─č─▒ ac─▒lar─▒n bir art├ž─▒ depremi niteli─činde olabilirdi. Fakat belki daha derinlerde bir ruh i├žerinde olabilirdi veyahut d├Ân├╝k ve anlams─▒z bir varolu┼č durumu ya┼č─▒yor olabilirdi.

┼×ark─▒lar ┼čark─▒lar iyi


Bir ─░stanbul sabah─▒

Sabah sabah dedim. Temiz hava dedim. Video dedim. Deniz dedim. Vapur dedim..

├ľlmek i├žin ya┼čamak (hikaye)

Uyand─▒─č─▒nda bir bo┼člu─čun i├žerisine kalkt─▒. ├ľyle bir bo┼čluktu ki buna anlam y├╝kleyemedi bile. Bir beton par├žas─▒ gibi oldu─ču yere ├žak─▒lm─▒┼čt─▒. ─░drar─▒n─▒ bile tutuyordu. Karabasan de─čildi bu, sadece bir istisna ya┼č─▒yor olmal─▒yd─▒, ├ž├╝nk├╝ daha ├Ânce b├Âyle bir durum ile kar┼č─▒ kar┼č─▒ya gelmemi┼čti. ├ľyle bir istisna ki bin ─▒┼č─▒k y─▒l─▒nda bir rast gelebilecek t├╝rden. Bo┼čluk, onu kendi i├žerisine ├žekiyor, gitmesine izin vermiyordu. Yanda duran ajandas─▒, yapmas─▒ gereken, bekleyen i┼čleri listelendi─či sayfalardan birinden ona g├╝l├╝ms├╝yordu. I┼č─▒k, sayfaya, ve m├╝rekkebin yol a├žt─▒─č─▒ p├╝t├╝rlere belirginlik kazand─▒r─▒yor, fakat bu belirginlik sadece onu daha fazla tedirgin ediyordu. Bu belirginlik, onda bir mutsuzlu─ča sebebiyet veriyordu. O da bunun fark─▒nda olarak kahve barda─č─▒n─▒ olabildi─čince ┼čiddetle savurdu. Bardak yere de─čerden, bir ┼čim┼ček gibi ilk ├Ânce g├Âr├╝nt├╝s├╝, ard─▒ndan da tiz bir k─▒r─▒lma sesi ├ž─▒kartt─▒. Par├žalanan cam par├žalar─▒ olduk├ža keskin olmakla beraber, aya─č─▒na batabilirdi. Ayaklar─▒ndaki ├žoraplar, ve onlar─▒n y─▒kamaktan da─č─▒lm─▒┼č iplikleri, bir y├╝n kalkan─▒ gibi aya─č─▒ koruyordu. Cam par├žalar─▒na lanet okurken, bir yandan da i├žmedi─či kahvenin getirdi─či h─▒zl─▒ kalp at─▒┼č─▒, ├Âfke, ve ba┼čar─▒s─▒zl─▒k hissi, onu daha derinden yaralanm─▒┼čt─▒ keskin cam par├žalar─▒n─▒n kendine odaklay─▒c─▒ olumsuz cazibesine ra─čmen...

D├Âviz arjantin olduk yahu

Alttaki gitarlar dore m├╝zik in d├Âviz kurula ithal ald─▒─č─▒ ├╝r├╝nler. Eski fiyat─▒ ve yenisi. ├ç├╝nk├╝ ├╝reten dolarla ├╝retiyorya, sen de mant─▒ken d├Âviz kuruyla alm─▒┼č oluyorsun dimi. Adam ucuza vermez ki aq. 

Bu u├žak ne alaka ldlflrlrkrkrm
Bi abi yollam─▒┼čt─▒ da galiba. Yanl─▒┼čl─▒kla t─▒klad─▒m resim eklerken. Kald─▒rmak da istemedim. Haz─▒r t─▒kla├Â─▒┼čken onu da payla┼čm─▒┼č olmak istedim. 


Sunday, September 23, 2018

Okumaya gayret ettim , fakat o bebek bir dakika bile k─▒p─▒rdamadan duramazd─▒.  O kuca─č─▒mda k─▒p─▒rdad─▒ ve kirli bir eliyle kitab─▒m arkas─▒na do─čru yakla┼čt─▒. Tedirgin ve sab─▒rs─▒zca, onu sallad─▒m, a┼ča─č─▒ yukar─▒ s─▒├žratt─▒m, ve ard─▒ndan o ─▒srar etmeye devam edince onu baca─č─▒ndan ximxikledim. Basit├že, k─▒saca sadece ba─č─▒rd─▒.

Marion adlı roman Çevirimde biraz daha ilerledim az da olsa. Bi bakın.

The Project Gutenberg’├╝n Marion, yazar Winnifred Eaton
EBook’u

Bu eKitap herhangi bir ├╝cret ├Âdemeden herkesin kullan─▒m─▒ i├žindir.
neredeyse hi├žbir k─▒s─▒tlama yok. Kopyalayabilir, verebilirsiniz ya da
Proje Gutenberg Lisans─▒ kapsam─▒nda yeniden kullan─▒m
bu e-Kitap da veya ├ževrimi├ži olarak www.gutenberg.org/license



Ba┼čl─▒k: Marion
       The Story of an Artist's Model

yazar: Winnifred Eaton

ressam: Henry Hutt

yay─▒n tarihi: eyl├╝l 17, 2018 [EBook #57920]

orjinal dil: English

Character set encoding: UTF-8

*** PROJECT GUTENBERG EK─░TAP’I “MARION” ’un BA┼×LANGICI ***



 Mary Glenn Krause, Chuck Greif, amsibert ve
the Online Distributed Proofreading Team taraf─▒ndan haz─▒rland─▒.
http://www.pgdp.net (bu dosya resimlerle c├Âmert├že haz─▒rland─▒
 The Internet Archive/American
Libraries taraf─▒ndan m├╝mk├╝n hale getirildi.








                                MARION

[├žizim: Onun yan─▒nda diz ├ž├Âkt├╝m ve beni affetmesi i├žin ona yalvard─▒m.]




                                MARION,
BİR SANATÇININ MODELİNİN HİKAYESİ

                                  taraf─▒ndan yap─▒ld─▒:
                    Kendisi (han─▒mefendi) ve “ME” adl─▒ eserin yazar─▒.
                           ├çizimler /├çizer:
                              HENRY HUTT

                            [g├Ârsel]

                               NEW YORK
                         W. J. WATT & COMPANY
                              PUBLISHERS (yay─▒nevi)


                          COPYRIGHT, 1916, BY
                         W. J. WATT & COMPANY (telif hakk─▒)


                               PRESS OF (.. yay─▒n─▒)
                           BRAUNWORTH & CO.
                       PRINTERS AND BOOKBINDERS
                            BROOKLYN, N. Y.




                                MARION

BİR SANATÇININ MODELİNİN HİKAYESİ




I (B─░R)


“In dat familee (o ailede) dere are eleven cheeldren,(11 ├žocuk var) and more--they come! See dat (ve daha fazlas─▒!geliyorlar g├Âr─čyormusun?)
leetle one? (k├╝├ž├╝k olan m─▒?)She is tr├Ęs jolie! (o sadece ├╝├ž ya┼č─▒nda Jolie!) Oui, tr├Ęs jolie, n’est-ce pas? ( ciddiyet ve dil yap─▒s─▒n─▒n d─▒┼č─▒nda yer alan anti formal dil ve biraz frans─▒zca t├╝revleri yaz─▒l─▒yor buraya kadar.)
De father (baba)
ingiltere’den on y─▒l kadar ├Ânce geldi. He was joost young man (sadece gen├ž bir adamd─▒ o), mebbe ( belki)
twenty-seven or twenty-eight year ol’, (yirmi yedi veya yirmi sekiz ya┼člar─▒ndayd─▒)
and he have one leetle foreign
wife (ve yabanc─▒ k├╝├ž├╝k bir han─▒m─▒ var)and six leetle cheeldren. (ve alt─▒ k├╝├ž├╝k ├žocu─ču)They were all so cold. They were not use
to dis climate of Canada. (hepsi ├žok ├╝┼č├╝m├╝┼čt├╝/so─čuktu ve kanada’n─▒n bu iklimine al─▒┼čk─▒n de─čillerdi)Kar─▒m ve ben, we keep de leetle ’otel at
Hochelaga, (Hochelaga’daki oteli elde tuttuk) and my wife she take all dose leetle ones and she warm dem (ve e┼čim , o b├╝t├╝n k├╝├ž├╝kleri al─▒r ve ─▒s─▒t─▒rd─▒)
before the beeg hall stove, and she make for dem the good French
pea-soup.”(b├╝y├╝k salonun sobas─▒ yan─▒ba┼čnda ve onlar i├žin g├╝zel frans─▒z pea-soup yapard─▒)*peasoup :bezelye ├žorbas─▒*

Annem beni k├Â┼čedeki d├╝kkana baz─▒ ┼čeyler almam i├žin yollam─▒┼čt─▒. (g─▒da sat─▒lan d├╝kkan). Monsieur (m├Âsyo/bay/bey)
Thebeau, d├╝kkan sahibi,bakkalc─▒ bir yabanc─▒ ile konu┼čuyordu. utand─▒m ve
ailemiz hakk─▒nda bu ┼čekilde konu┼čulmas─▒ndan dolay─▒ kendimi ├žok a┼ča─č─▒l─▒k hissetmi┼čtim.
neden illa biz hep parmakla g├Âsterilmek zorundayd─▒k? hem de bu ┼čekilde ve ┼č├╝pheci ve delice garip hissetmek zorundayd─▒k?
Korkun├ž, ailemizin b├╝y├╝kl├╝─č├╝ ve annemim milliyeti neden herkese bu k├Â┼če bakkal taraf─▒ndan bildirilmeliydi?
I glared haughtily at Monsieur (M├Âsyo’ye kibirli/ ma─črurca bir ┼čekilde bakt─▒m)
Thebeau,ama o geveze olmaya devam etti., regardless of my discomfiture.(bundan rahats─▒z olmam─▒ ald─▒rmaks─▒z─▒n.)

“De eldest--a boy, monsieur--he was joost nine year old, ( en b├╝y├╝k olan ,bir erkek ├ž├Âcu─ču m├Âsy├Â, - o sadece dokuz ya┼č─▒ndayd─▒.) and my wife she
call him, ‘(ve e┼čim ona ┼č├Âyle sesleniyordu)Le petit p├Ęre.’ His mother she send him out to walk wiz all (k├╝├ž├╝k baba. Annesi onu geri kalanlarla beraber y├╝r├╝mesi i├žin d─▒┼čar─▒ya g├Ânderirdi.)
hees leetle sisters, and she say to him: ‘Charles, you are one beeg boy,
almost one man, and you must take care you leetle sisters; so, when de
wind she blow too hard, you will walk you on de side of dat wind, and
put yourself between it and your sisters.’ ‘(onun k├╝├ž├╝k k─▒z karde┼čleri and o ona ┼č├Âyle derdi: Charles,sen b├╝y├╝k bir o─člans─▒n. hatta neredeyse bir adam. ve k├╝├ž├╝k karde┼člerine bakmal─▒s─▒n.yani r├╝zgar (di┼či) ├žok sert ├╝fledi─činde , sen de o r├╝zgar─▒n yan─▒nda y├╝r├╝yeceksin. ve kendini onun ve k─▒z karde┼člerinin aras─▒na konumland─▒racaks─▒n.)
Yes, mama,’ il dit. (evet anna yapaca─č─▒m.)
And we,
my wife and I, we look out de window, and me?(ve biz ben ve kar─▒m, biz pencereden d─▒┼čar─▒ bakar─▒z. peki ya ben?
) I am laugh, and my wife,
she cry--she have lost her only bebby, monsieur--to see dat leetle boy
walk him in front of his leetle sisters, open hees coat, comme ├ža,
monsieur, and spread it wiz hees hands, to make one shield to keep de
wind from his sisters.”
(g├╝l├╝yorum, ve e┼čim de , a─čl─▒yor o, ├ž├╝nk├╝ tek bebe─čini de kaybetti, m├Âsy├ , o k├╝├ž├╝k ├žocu─ču ├Âb├╝r k├╝├ž├╝k k─▒z karde┼člerinin yan─▒nda y├╝r├╝rken g├Ârmek , adam ceketini a├žar, comme ├ža (bunun gibi) m├Âsyo, ve elleriyle yayar, r├╝zgara kar┼č─▒ k─▒z karde┼člerini korumak i├žin bir kalkan olu┼čturabilmek i├žin.)

M├Âsyo Thebeau’nun konu┼čuyor oldu─ču adama hitaben, arkas─▒n─▒ d├Ând├╝. Ve beni merakla ilgilendiriyordu. y├╝z├╝ k─▒zarm─▒┼č ve ├Âfkeliydi ,zorlay─▒c─▒ ilgi ├žekici bak─▒┼č─▒n─▒n alt─▒nda. Ard─▒ndan g├╝l├╝msedi , ve ba┼č─▒n─▒ sallayarak ┼č├Âyle dedi:

“Hakl─▒s─▒n─▒z. Bu bayan ger├žekten g├╝zel , ger├žekten ak─▒lda kalacak kadar ho┼č!”

Ben geri kalan her┼čeyi unutuverdim. K├╝├ž├╝k hafif kafam ve kalbim d├Ânerken , e┼čyalar─▒m─▒ toplad─▒m /paketlerimi ve d├╝kkandan d─▒┼čar─▒ya att─▒m kendimi h─▒┼č─▒mla.Bu bana g├╝zel denili┼činin ilk ├Ârne─čiydi ve o zaman daha sadece yirmi ya┼č─▒ndayd─▒m.Kendimi co┼čkulu ve ho┼č hissettim.

eve vard─▒─č─▒mda, Bakkaldan ald─▒klar─▒m─▒ yani g─▒dalar─▒ mutfakta bir masaya yat─▒rd─▒m.
ve odama ko┼čtum.
 Sandalyenin ├╝zerinde durur vaziyette, Y├╝z├╝m├╝ g├Ârebildim,
├žok y├╝ksekte olan ve ├žizik, eski ┼čifoniyer oval aynada.
Ben, uzun ve hevesli bir bak─▒┼čla bakt─▒m, o surata. Genellikle M├Âsyo Thebeau’yu ┼č├Âyle derken duyard─▒m; “tr├Ęs jolie,” ve bu frans─▒zca olan s├Âzlerin anlam─▒n─▒ ┼čimdi biliyorum; “.├çok g├╝zel ak─▒lda kalan bir g├╝zellik!” D├╝kkandaki ingilize s├Âyledi─či gibi. (veya ingilizin dedi─či gibi).

Ben o zamanlarda g├╝zel miydim? elbette oraya yans─▒yan y├╝z ├žok ┼či┼čko ve k─▒rm─▒z─▒yd─▒. aman─▒n! yanaklar─▒m resmen elma kadar k─▒rm─▒z─▒yd─▒. rahats─▒zl─▒k verici ya─člar─▒ ellerimle ittim. ve g├Âzlerimi iyicene a├žt─▒m ve g├Âz k─▒rpt─▒m onlarla kendime aynada./camda.
Aah! sadece sa├ž─▒m alt─▒n rengi olsayd─▒! B├╝k├╝ld├╝m ve etraf─▒mda d├Ând├╝m.
 Ve kendi y├╝z├╝me garip komik surat ┼čekilleri yapt─▒m.

Aniden harika bir fikirle heyecanland─▒m.--o an i├žin ├Ânceki h─▒rs─▒m─▒ y├Ânlendirdi o, h─▒rs─▒m bir g├╝n bir sanat├ž─▒ olmakt─▒, ayn─▒ babam gibi. Bir aktirist olmak isterdim e─čer g├╝zel olsayd─▒m, fakat o ingiliz beyefendi ve frans─▒z bey demediler mi g├╝zel oldu─čumu, yani neden ├╝nl├╝ olmayay─▒m ki?

Annemin odas─▒na kayd─▒m , uzun bir etek buldum, ve ├╝zerime giydim; ayr─▒ca bir t├╝y de buldum ki onu da sa├ž─▒ma takt─▒m. Ard─▒ndan, farkedilmekten korkarak, d─▒┼čar─▒ ko┼čtum parmakucunda , ah─▒ra do─čru. Orada, yukar─▒ a┼ča─č─▒ y├╝r├╝rken, ┼čiirler okudum. Arada duruyordum , ├Âzenle e─čilmek i├žin , o ilgili seyirciye.
, ├Âyle ki, zihnimde,hayalimde, beni alk─▒┼čl─▒yordu , ne┼čemi yerine getiriyordu, delice , vah┼či bir alk─▒┼čla, annemin tiz sesinin beni ├ža─č─▒rd─▒─č─▒n─▒ duydu─čum zaman:

“Marion! Marion! bu k─▒z nereye kayboldu b├Âyle?”

“geliyorum/yor, anne/mama.”

Aceleyle kendimi etekten ve t├╝yden ar─▒nd─▒rd─▒m ve, ah─▒rdan acelece h─▒zla ├ž─▒kt─▒m eve gitmek i├žin. Burada, annem en son bebe─čimizi benim ├╝zerime itti/y─▒kt─▒/b─▒rakt─▒. ve ┼čununla ,y├Ânergeler , onu sessiz tutmak , o ak┼čam yeme─či yerken.
O bebe─či ellerime ald─▒m , fakat ben hala o ne┼čeli, r├╝yalar alemindeydim. Ve elimde bir frans─▒z roman─▒ tuttum , ├Âyle ki ben ondan, karde┼čim Charles’dan ,onun odas─▒ndan araklad─▒m. Bu s─▒ralarda Charles yirmi ya┼č─▒ndayd─▒, ve evlenme niyetiyle bir k─▒zla ni┼čanland─▒ ki bizim pek be─čenmedi─čimiz bir k─▒zd─▒.

Okumaya gayret ettim , fakat o bebek bir dakika bile k─▒p─▒rdamadan duramazd─▒. He
wriggled about in my lap and reached a grimy hand after my book.
Irritated and impatient, I shook him, jumped him up and down, and then,
as he still persisted, I pinched him upon the leg. He simply yelled.
Mama’s voice screamed at me above the baby’s:

“If you can’t take better care of that baby, and keep him quiet, you
shall not be allowed to paint with your father this afternoon, but
shall sit right here and sew,” a punishment that made me put down the
book, and amuse the baby by letting him pull my hair, which seemed to
make him supremely happy, to judge from his chuckles and shouts of
delight.

After dinner, which we had at noon, I received the cherished permission,
and ran along to papa’s room. Dear papa, whose gentle, sensitive hands
are now at rest! I can see him sitting at his easel, with his blue eyes
fixed absently upon the canvas before him. Papa, with the heart and soul
of a great artist, “painting, painting,” as he would say, with a grim
smile, “pot-boilers to feed my hungry children.”

I pulled out my paints and table, and began to work. From time to time I
spoke to papa.

“Say, papa, what do I use for these pink roses?”

“Try rose madder, white and emerald green--a little naples yellow,”
answered papa patiently.

“Papa, what shall I use for the leaves?”

“Oh, try making your greens with blues and yellows.”

From time to time I bothered him. By and by, I tired of the work, and
getting up with a clatter, I went over and watched him. He was painting
cool green waves dashing over jagged rocks, from a little sketch he had
taken down at Lachine last summer.

“Tell me, papa,” I said after a moment, “if I keep on learning, do you
think I will ever be able to earn my living as an artist?”

“Who? What--you? Oh!” Absently papa blew the smoke about his head, gazed
at me, but did not seem to see me. He seemed to be talking rather to
himself, not bitterly, but just sadly:

“Better be a dressmaker or a plumber or a butcher or a policeman. There
is no money in art!”




II


Next to our garden, separated only by a wooden fence, through which we
children used to peep, was the opulent and well-kept garden of Monsieur
Prefontaine, who was a very important man, once Mayor of Hochelaga, the
French quarter of Montreal, in which we lived. Madame Prefontaine,
moreover, was an object of unfailing interest and absorbing wonder to us
children. She was an enormously fat woman, and had once taken a trip to
New York City, to look for a wayward sister. There she had been offered
a job as a fat woman for a big circus. Madame Prefontaine used to say to
the neighbors, who always listened to her with great respect:

“Mon dieu! That New York--it is one beeg hell! Never do I feel so hot as
in dat terrible city! I feel de grease it run all out of me! Mebbe, eef
I stay at dat New York, I may be one beeg meelionaire--oui! But, non!
Me? I prefer my leetle home, so cool and quiet in Hochelaga than be
meelionaire in dat New York, dat is like purgatory.”

We had an old straggly garden. Everything about it looked “seedy” and
uncared for and wild, for we could not afford a gardener. My sisters and
I found small consolation in papa’s stout assertion that it looked
picturesque, with its gnarled old apple trees and shrubs in their
natural wild state. I was sensitive about that garden. It was awfully
poor-looking in comparison with our neighbors’ nicely kept places. It
was just like our family, I sometimes treacherously thought--unkempt and
wild and “heathenish.” A neighbor once called us that. I stuck out my
tongue at her when she said it. Being just next to the fine garden of
Monsieur Prefontaine, it appeared the more ragged and beggarly, that
garden of ours.

Naber

Naber diye bir soray─▒m dedim ama bu sefer 065C say─▒l─▒ u├ža─č─▒ ile bir ├žok farkl─▒ ama bir t├╝rl├╝ olmayan maceralar pe┼čindeyim. O dinozor sald─▒r─▒s─▒ sonucu meydana gelen olayda ├Âlen ki┼činin ├Âld├╝─č├╝ zaman bug├╝nd├╝...

Bo┼č kafa

https://drive.google.com/file/d/1IfwqXcejTjUGFIgE_z2OvZ1xuU6-W69a/view?usp=drivesdk

Japonlar bir asteroide ROBOT indirdi!

Luca Stricagnoli - The Last of the Mohicans (Guitar)

Hans Zimmer - Time (OST "Inception") │ Fingerstyle guitar

Hans Zimmer - INTERSTELLAR⎪12 STRING FINGERSTYLE GUITAR

┼×eytan Tohumu (the possesion) 2012 ‧ Gerilim/Korku ‧ 1 saat 32 dakika ELE┼×T─░R─░/YORUM

A┼ča─č─▒da filmin fragman─▒n─▒ verdim. Gariptir ve nedendir bilmiyorum fakat a┼ča─č─▒daki youtubea y├╝klenmi┼č olan fragman─▒nda filmin t├╝rk├že ad─▒ do─čru yaz─▒l─▒rken nedense ingilizce olan orjinal ad─▒ yanl─▒┼č yaz─▒lm─▒┼č. yani filmin ad─▒ The Possession asl─▒nda fakat a┼ča─č─▒da calling yazm─▒┼člar bunu bilmi┼č olun kafan─▒z kar─▒┼čmas─▒n benim gibi bo┼čuna devreleri yakmay─▒n. selahattin abi noluyo yaaaa. moduna girme diye.



Film g├╝zel bir filmdi ayr─▒ca i├žerisinde dini ba─člant─▒lar─▒n olmas─▒ da k─▒smen ho┼č. Musevilik , yani yahudi inanc─▒ veya musevi inanc─▒ diye bild─čimiz dinin olduk├ža reklam─▒ yap─▒lm─▒┼č gibi. tabi baz─▒ ele┼čtirel noktalar yakalad─▒m. mesela akl─▒ma gelenlerden bir tanesi ┼ču; k─▒z─▒n babas─▒ yahudi mahallesine girip k─▒z─▒n─▒n i├žine giren k├Ât├╝ ruhtan k─▒z─▒n─▒n kurtar─▒lmas─▒ i├žin bir yahudi ile tan─▒┼č─▒r. Yahudi ona yard─▒m─▒ dokunur diye babas─▒n─▒n yan─▒na g├Ât├╝r├╝r ya┼čl─▒ bir gelenek├ži babas─▒ var hatta s─▒rf oy├╝zden ana karakter adam da kafas─▒na kippa takar sinagoga girerken. Ordaki ya┼čl─▒ adam da sorar, eee sen kutuyu a├žt─▒n m─▒ hele?
o da evet k─▒z─▒m a├žm─▒┼čtu der.
 adamlar bir ka├ž─▒┼čma moduna girer adam ├╝z├╝l├╝r k─▒zar ├Âh├ ├Âh├ ├ž─▒kar gider fakat arkas─▒ndan o ilk yahudi gelir yani adam─▒ sinagoga g├Ât├╝ren yahudi gelir ve der ki, inanc─▒m─▒zda senin k─▒z─▒n─▒ ancak tanr─▒ kurtarabilir o da e─čer isterse tabi fakat insan hayat─▒ s├Âz konusu oldu─čunda gerisi teferruatt─▒r ve ben senin k─▒z─▒n─▒ kurtaraca─č─▒ maneviyat─▒mla der. o da hele hele sa─čol der. ─▒2ef─▒2nf─▒ o kadar da demez ama anlad─▒n sen olay─▒ dimi.
┼čimdi bundan sonra anlatmak istedi─čim bir pek ┼čey yok zaten bun bile spoiler say─▒l─▒r fakat bir bok anlamad─▒─č─▒n i├žin sorun yok daha filmi izlemediysen.

b├Âyle
g├╝zel
iyi film
sempatizan film
kahrolsun bat─▒ naralar─▒ at sevgili okur, ├ž├╝nk├╝ halk─▒m─▒z─▒n genel kan─▒s─▒ bu,
hatta at sonra
tut
yine at
g├Ât├╝n├╝ sev
bokunu ye
hehe
┼čaka
┼čaka.
kahrolsun aptallar. bat─▒ de─čil.
hehe
bu kadar yeter.

K─▒z meselesi teorileri

G├╝zel bir k─▒za kafay─▒ takmadan ├Ânce ┼čunu d├╝┼č├╝n, o da s─▒├žm─▒yor mu tuvalette amk. ├çok seviyorsan git bokunu ye.

Deneme hikaye

Olmadan olmaz m─▒ efendim? Olmadan olmaz efendim.
Peki ba┼čka bir soru sorabilir miyim efendim?
Neden olmas─▒n efendim.
Tamam ├Âyleyse, ┼č├Âyle anlatmaya ├žal─▒┼čaca─č─▒m izninizle,
(esta─čfurullah efendim)
Bak─▒n efendim, sizi tutuklamak zorunday─▒z.
Ama nas─▒l olur bu efenim efenim.!?
Y├╝r├╝ lan h─▒yar.
Ne ama bak sen yani yani siz
Kes!
Sen de─čilmiydin new Bridgestone Village da o soygunu yapan?
HAYIR EFEND─░M.
BAM!
(silah ate┼čledi ve adam yere y─▒─č─▒ld─▒)
Art─▒k seni hapse atmayaca─č─▒m ├ž├╝nk├╝ art─▒k yoksunuz "efenim".
G├╝ne┼č batt─▒
Kasaba sessizdi.

Once You fall /d├╝┼čt├╝─č├╝n zaman


 D├╝┼čt├╝─č├╝nde aglad─▒n m─▒? No I have not.
Peki ├Âld├╝─č├╝nde? Hay─▒r Efendim, I have never done it.

You are sure? Evet efendim olduk├ža eminim.

Kafama G├Âre


Babilin asma bah├želeri

G├╝ne┼č, tepelerin ard─▒ndan ─▒┼č─▒nlar─▒n─▒ ak┼čam─▒n, ┼čarap ve meze dolu bah├že sofras─▒na yans─▒t─▒yor. Vay can─▒na br├╝t├╝s vay can─▒na.
Bu bah├žeyi nas─▒l yapt─▒n?
Bilmez miyim ben benim neden yapt─▒─č─▒ m─▒.

Those eyes of the Child, will save the Peace and art even if from the ashes

Those eyes of the Child, will save the Peace and art even if from the ashes
Those eyes of the Child, will save the Peace and art even if from the ashes 



Saturday, September 22, 2018

Bir ┼čiir daha hem de i kilizce yazdumm

Once upon a time
One up on a Mountain
Tried to fuckin jump off
Once he did a bird jerked out.
Bird died, one fell, Mountain continued till hell.

─░ngilizce bir ┼čiir yazd─▒m oku lan hadi olm lan

Bak bu ─░ngilizce veya amerikanca hele hele loooo loooo Hhayt.
Amerikan aaa uuuu oooo amerikanca .. Neyse

***
This guy I never Liked
This guy, I told him to hang
He asked me who to hang
I TOLD HIM TO HANG HIMSELF
****
Nas─▒l ama. Sayko.
Bug├╝n de mak*t gibi s├╝perim. Zaaaaa

Tok Çocuklar (hikaye)


"Anne anne, bug├╝n de mi?
Evet k─▒z─▒m bug├╝n de.
Anne anne yine mi!?
Evet k├╝├ž├╝k prens yine.
"
Neden yemek pi┼čirmiyorsun anne?
Çünkü malzememiz yok kızım.
Peki neden malzeme alm─▒yorsun anne?
Çünkü paramız yok kızım.
Peki neden para bulmuyorsun anne?
├ç├╝nk├╝ g├Ât├╝m├╝ satmak istemiyorum.
Neden ama anne?
S─▒├žacam a─čz─▒na ┼čimdi sikecem g├Ât├╝n├╝ anlicaks─▒n kes ulan kes. Sus art─▒k.
(├žocuklar hep bir a─č─▒zdan a─člamaya ba┼člarlar...)
Anneleri vicdan azab─▒ hisseder ve ┼č├Âyle der:
├çocuklar ├Âz├╝r dilerim k├╝f├╝rl├╝ konu┼čtum bir daha olmaz.
├çocuklar a─člamay─▒ s├╝rd├╝r├╝r ve kad─▒n─▒n sinirleri iyicene gerilir.
Kad─▒n ├Âfkesinden ┼č├Âyle der, sizin anan─▒z─▒ baban─▒z─▒...
Çocuklar anlamazlar. Ve sorarlar
Anne devam─▒ ne c├╝mlenin.
Anneleri cevap verir, bilmenizi istemem o ayr─▒ da as─▒l ben bilmek istemem.
Nas─▒l yani anne?
├çocuklar─▒m, e─čer ┼čimdi devam─▒n─▒ s├Âylersem laf d├Ân├╝p bana girmi┼č olacak anlad─▒n─▒z m─▒?
Hay─▒r anne anlamad─▒k.
Sikecem ha pi├ž kurular─▒.
├ľh├Â├Â├Â├Â├ annneeeee
Tamam tamam z─▒rlamay─▒n tamam.
H├ól├ó a├žm─▒s─▒n─▒z lan?
Hay─▒r anne doyduk art─▒k tokuz.

Gary B.B. Coleman - The Sky is Crying

Bir K├╝ba Masal─▒ (hikaye)

https://shershegoes.com/life-in-cuba-castro/
https://www.bizevdeyokuz.com/en/life-in-cuba-today/
Bu masal tamamen kurgudur ve k├╝ba sembol olarak kullan─▒lm─▒┼čt─▒r.
**
Sabah uyand─▒ han─▒mefendi. Hava g├╝ne┼čli ve para anlams─▒zd─▒. a─čz─▒nda bir prosu vard─▒ t├╝tt├╝r├╝yordu , ├Âlm├╝yordu da. doktorlara pabucunu tersten giydiriyordu ma┼čallah.

Olduk├ža ne┼čeli ve mutluydu. bir g├╝n bir bat─▒l─▒ lord geldi ve dedi ki, "havana club'─▒ ar─▒yorum."
o da cevap olarak dedi ki burda heryer bize club.

buena vista social club (istanbulda konserine gitmi┼čtim)



teyzemle konserine gitmi┼čtik bunlar─▒n. s├╝per adamlar. m├╝thi┼čler.

Cem Karaca K─▒z ├çocu─ču - Cem Karaca Dinle

Friday, September 21, 2018

ABD'DEN DSG'YE SEVK─░YAT!? BU NE?

size sayg─▒ duydu─čum bir gazeteci olan Banu Avar'─▒n en son payla┼čt─▒─č─▒ haberi sunmak isterim...



siyasi fantazilere kar┼č─▒ biriyimdir fakat ilgimi ├žekti anlad─▒n─▒z m─▒ ilgimi ├žekiyor b├Âyle aksiyonlu felaketler. hehe .manya─č─▒m amk. neyse.
bu yaz─▒da sadece sadece tek kataca─č─▒m ┼čey DSG nedir o.

DSG NED─░R?
al─▒nt─▒ https://www.haberyirmi.net/2016/08/5-baslkta-demokratik-suriye-gucleri-dsg.html
1) Demokratik Suriye G├╝├žleri nedir?
Demokratik Suriye
G├╝├žleri: T├╝rk├že:
 Demokratik Suriye G├╝├žleri (DSG), K├╝rt├že: H├¬z├¬n S├╗riya Demokrat├«k (DGS), ─░ngilizce: The Syrian Democratic Forces (SDF), Arap├ža: Quwwat Suriya al-Dimuqratiya (QSD)…
Demokratik Suriye G├╝├žleri (DGS) veya SDF Kurulu┼č Deklarasyonunu
13 grup imzalam─▒┼čt─▒r. Grup, T├╝rkiye’nin YPG’yi, PKK’n─▒n uzant─▒s─▒ olarak ter├Âr
├Ârg├╝t├╝ ilan etmesi ard─▒ndan ortaya ├ž─▒kan tepkisini azaltmak i├žin olu┼čturuldu.
Buna g├Âre, sadece YPG’nin de─čil, Araplar─▒n da birli─čin i├žinde yer ald─▒─č─▒ ileri
s├╝r├╝ld├╝.
2) Ne zaman ve neden kuruldu?
Demokratik Suriye
G├╝├žleri
 (DGS) veya SDF, PYD’nin F─▒rat’─▒n bat─▒s─▒na ge├žme operasyonu
haz─▒rl─▒klar─▒ kapsam─▒nda, ilk kez I┼×─░D elindeki Menbi├ž’e operasyon haz─▒rl─▒klar─▒
kapsam─▒nda Nisan ay─▒ ba┼č─▒nda olu┼čturuldu. ├ço─čunun ad─▒ sadece ka─č─▒t ├╝zerinde yer
alan 13 grup ABD kontrol├╝nde 2 Nisan 2016’da protokol imzalad─▒. ├ľrg├╝t F─▒rat
bat─▒s─▒nda ele ge├žirece─či her b├Âlge i├žin de bu nokta “Askeri Konsey” olu┼čturma
karar─▒ ald─▒. ─░lk konsey de Menbi├ž i├žin olu┼čturulan “Menbi├ž Askeri Konseyi” (Manbij Military Council) oldu.
Yap─▒n─▒n ABD taraf─▒ndan olu┼čturulma amac─▒ T├╝rkiye oldu. 

******************
jajajajjaja ahha. olum bu ne. can─▒ s─▒k─▒ld─▒k├ža ter├Âristler ├Ârg├╝t m├╝ kuruyor veya her nelerse i┼čte silahl─▒ tipler. yav bu ne amk suriye da─č─▒tt─▒n─▒z her kimseniz art─▒k bi tek da─č─▒ld─▒─č─▒n─▒ biliyorum o kadar. esad a ├žamur atan da var ama bana ne esad daha sa─člam bir ikon suriyede baksana adam devlet ba┼čkan─▒ nokta ne diyeceksin yok garda┼č sen vah┼či oldu─čun i├žin seni gbertecez diyemezsin uluslararas─▒ diplomaside. amk nerden anlars─▒n deme sak─▒n ben lise y─▒llar─▒mda birle┼čmi┼č milletler organizasyonlar─▒nda rusya da bir s├╝re ge├žirdim k─▒ravat─▒m ve bi tomar ingilizce ara┼čt─▒rma dosyamla. dilini uzatma keserim. 
hadi benden bu kadar. adios amigos iyi bak─▒n g├Ât├╝n├╝ze... zaa
 ┼čaka ┼čaka iyi bak─▒n kendinize sevgili okurlar─▒m e─čer okuyorsan─▒z tabi lol

┼×eytan Sessiz Geliyor! (hikaye)

Geber seni gidi pislik herif geber anlad─▒n m─▒ geber art─▒k!
-sen gebersen de beni gebertme d─▒rd─▒r─▒n─▒ ├žekmesek ne dersin John?
-kaltak seni. benim ad─▒m john de─čil pezevenk kurusu bunu biliyorsun. benim ad─▒ James anlad─▒n m─▒ bunak herif JAMES!
-senin ad─▒n james ise benim ad─▒m da Hans! Sen benima d─▒m─▒ hat─▒rlayabiliyormusun ki  alzaym─▒rl─▒ bunak seni seni seni! fuck! siktir be adam siktir.
- amma da d─▒rd─▒r yapt─▒n bak yine sen ba┼člat─▒yorsun!
-ben mi? siktir ordan senin olay─▒n bu d─▒rd─▒r benim de─čil dostum. ger├ži sana dostum demeye dilim varm─▒yor pi├ž kurusu!
-siktir ordan
-sen de skitir
-son s├Âz├╝ ben s├Âylerim anluyormusun
-anlam─▒yorum
-sus
-ok
-sus
-sustum ya
-sus son s├Âz bende
-ok
-kes
-ok
-kes...

James ve Hans'─▒n sa├žmal─▒klar─▒ bitmek bilmezdi ├ž├╝nk├╝ ikisi de delinin ka├ž─▒─č─▒n tekiydiler. ayn─▒ kom┼čular─▒ gibi yaln─▒z kom┼čular─▒ uyu┼čturucu madde satan al├žak bir pislikti. onun gibilerden kom┼ču olmaz diyebilirsiniz fakat eliniz mahkum biliyorsunuz elinizden gelmez paras─▒yla sat─▒n alm─▒┼č herif ve kan─▒t b─▒rakmadan siktirip ka├ž─▒yor polis her geldi─činde. al─▒┼čm─▒┼člard─▒ james ve hans.
bu iki herif├ži o─člu kar─▒lar─▒n pe┼činden ko┼čmaktan yorgun d├╝┼čm├╝┼č bir kere bile ba┼čar─▒ya ula┼čamam─▒┼č tiplemelerdi malesef ve d─▒r d─▒r birbirlerini yemek d─▒┼č─▒nda bir ┼čey bilmezlerdi. James o konu┼čmay─▒ ba┼člatan m─▒yd─▒ yoksa Hans m─▒ ba┼člatm─▒┼čt─▒ vs.

....son dedvam son

Kitab─▒n ┼ču ana kadarki ├ževirebildi─čim k─▒sm─▒n─▒ sizlere sunuyorum dostlar─▒m;



The Project Gutenberg’├╝n Marion, yazar Winnifred Eaton

EBook’u




Bu eKitap herhangi bir ├╝cret ├Âdemeden herkesin kullan─▒m─▒ i├žindir.

neredeyse hi├žbir k─▒s─▒tlama yok. Kopyalayabilir, verebilirsiniz ya da

Proje Gutenberg Lisans─▒ kapsam─▒nda yeniden kullan─▒m

bu e-Kitap da veya ├ževrimi├ži olarak www.gutenberg.org/license






Ba┼čl─▒k: Marion

The Story of an Artist's Model




yazar: Winnifred Eaton




ressam: Henry Hutt




yay─▒n tarihi: eyl├╝l 17, 2018 [EBook #57920]




orjinal dil: English




Character set encoding: UTF-8




*** PROJECT GUTENBERG EK─░TAP’I “MARION” ’un BA┼×LANGICI ***






Mary Glenn Krause, Chuck Greif, amsibert ve

the Online Distributed Proofreading Team taraf─▒ndan haz─▒rland─▒.

http://www.pgdp.net (bu dosya resimlerle c├Âmert├že haz─▒rland─▒

The Internet Archive/American

Libraries taraf─▒ndan m├╝mk├╝n hale getirildi.











MARION




[├žizim: Onun yan─▒nda diz ├ž├Âkt├╝m ve beni affetmesi i├žin ona yalvard─▒m.]







MARION,

BİR SANATÇININ MODELİNİN HİKAYESİ




taraf─▒ndan yap─▒ld─▒:

Kendisi (han─▒mefendi) ve “ME” adl─▒ eserin yazar─▒.

Çizimler /Çizer:

HENRY HUTT




[g├Ârsel]




NEW YORK

W. J. WATT & COMPANY

PUBLISHERS (yay─▒nevi)





COPYRIGHT, 1916, BY

W. J. WATT & COMPANY (telif hakk─▒)





PRESS OF (.. yay─▒n─▒)

BRAUNWORTH & CO.

PRINTERS AND BOOKBINDERS

BROOKLYN, N. Y.







MARION




BİR SANATÇININ MODELİNİN HİKAYESİ







I (B─░R)





“In dat familee (o ailede) dere are eleven cheeldren,(11 ├žocuk var) and more--they come! See dat (ve daha fazlas─▒!geliyorlar g├Âr─čyormusun?)

leetle one? (k├╝├ž├╝k olan m─▒?)She is tr├Ęs jolie! (o sadece ├╝├ž ya┼č─▒nda Jolie!) Oui, tr├Ęs jolie, n’est-ce pas? ( ciddiyet ve dil yap─▒s─▒n─▒n d─▒┼č─▒nda yer alan anti formal dil ve biraz frans─▒zca t├╝revleri yaz─▒l─▒yor buraya kadar.)

De father (baba)

ingiltere’den on y─▒l kadar ├Ânce geldi. He was joost young man (sadece gen├ž bir adamd─▒ o), mebbe ( belki)

twenty-seven or twenty-eight year ol’, (yirmi yedi veya yirmi sekiz ya┼člar─▒ndayd─▒)

and he have one leetle foreign

wife (ve yabanc─▒ k├╝├ž├╝k bir han─▒m─▒ var)and six leetle cheeldren. (ve alt─▒ k├╝├ž├╝k ├žocu─ču)They were all so cold. They were not use

to dis climate of Canada. (hepsi ├žok ├╝┼č├╝m├╝┼čt├╝/so─čuktu ve kanada’n─▒n bu iklimine al─▒┼čk─▒n de─čillerdi)Kar─▒m ve ben, we keep de leetle ’otel at

Hochelaga, (Hochelaga’daki oteli elde tuttuk) and my wife she take all dose leetle ones and she warm dem (ve e┼čim , o b├╝t├╝n k├╝├ž├╝kleri al─▒r ve ─▒s─▒t─▒rd─▒)

before the beeg hall stove, and she make for dem the good French

pea-soup.”(b├╝y├╝k salonun sobas─▒ yan─▒ba┼čnda ve onlar i├žin g├╝zel frans─▒z pea-soup yapard─▒)*peasoup :bezelye ├žorbas─▒*




Annem beni k├Â┼čedeki d├╝kkana baz─▒ ┼čeyler almam i├žin yollam─▒┼čt─▒. (g─▒da sat─▒lan d├╝kkan). Monsieur (m├Âsyo/bay/bey)

Thebeau, d├╝kkan sahibi,bakkalc─▒ bir yabanc─▒ ile konu┼čuyordu. utand─▒m ve

ailemiz hakk─▒nda bu ┼čekilde konu┼čulmas─▒ndan dolay─▒ kendimi ├žok a┼ča─č─▒l─▒k hissetmi┼čtim.

neden illa biz hep parmakla g├Âsterilmek zorundayd─▒k? hem de bu ┼čekilde ve ┼č├╝pheci ve delice garip hissetmek zorundayd─▒k?

Korkun├ž, ailemizin b├╝y├╝kl├╝─č├╝ ve annemim milliyeti neden herkese bu k├Â┼če bakkal taraf─▒ndan bildirilmeliydi?

I glared haughtily at Monsieur (M├Âsyo’ye kibirli/ ma─črurca bir ┼čekilde bakt─▒m)

Thebeau,ama o geveze olmaya devam etti., regardless of my discomfiture.(bundan rahats─▒z olmam─▒ ald─▒rmaks─▒z─▒n.)




“De eldest--a boy, monsieur--he was joost nine year old, ( en b├╝y├╝k olan ,bir erkek ├ž├Âcu─ču m├Âsy├Â, - o sadece dokuz ya┼č─▒ndayd─▒.) and my wife she

call him, ‘(ve e┼čim ona ┼č├Âyle sesleniyordu)Le petit p├Ęre.’ His mother she send him out to walk wiz all (k├╝├ž├╝k baba. Annesi onu geri kalanlarla beraber y├╝r├╝mesi i├žin d─▒┼čar─▒ya g├Ânderirdi.)

hees leetle sisters, and she say to him: ‘Charles, you are one beeg boy,

almost one man, and you must take care you leetle sisters; so, when de

wind she blow too hard, you will walk you on de side of dat wind, and

put yourself between it and your sisters.’ ‘(onun k├╝├ž├╝k k─▒z karde┼čleri and o ona ┼č├Âyle derdi: Charles,sen b├╝y├╝k bir o─člans─▒n. hatta neredeyse bir adam. ve k├╝├ž├╝k karde┼člerine bakmal─▒s─▒n.yani r├╝zgar (di┼či) ├žok sert ├╝fledi─činde , sen de o r├╝zgar─▒n yan─▒nda y├╝r├╝yeceksin. ve kendini onun ve k─▒z karde┼člerinin aras─▒na konumland─▒racaks─▒n.)

Yes, mama,’ il dit. (evet anna yapaca─č─▒m.)

And we,

my wife and I, we look out de window, and me?(ve biz ben ve kar─▒m, biz pencereden d─▒┼čar─▒ bakar─▒z. peki ya ben?

) I am laugh, and my wife,

she cry--she have lost her only bebby, monsieur--to see dat leetle boy

walk him in front of his leetle sisters, open hees coat, comme ├ža,

monsieur, and spread it wiz hees hands, to make one shield to keep de

wind from his sisters.”

(g├╝l├╝yorum, ve e┼čim de , a─čl─▒yor o, ├ž├╝nk├╝ tek bebe─čini de kaybetti, m├Âsy├ , o k├╝├ž├╝k ├žocu─ču ├Âb├╝r k├╝├ž├╝k k─▒z karde┼člerinin yan─▒nda y├╝r├╝rken g├Ârmek , adam ceketini a├žar, comme ├ža (bunun gibi) m├Âsyo, ve elleriyle yayar, r├╝zgara kar┼č─▒ k─▒z karde┼člerini korumak i├žin bir kalkan olu┼čturabilmek i├žin.)




M├Âsyo Thebeau’nun konu┼čuyor oldu─ču adama hitaben, arkas─▒n─▒ d├Ând├╝. Ve beni merakla ilgilendiriyordu. y├╝z├╝ k─▒zarm─▒┼č ve ├Âfkeliydi ,zorlay─▒c─▒ ilgi ├žekici bak─▒┼č─▒n─▒n alt─▒nda. Ard─▒ndan g├╝l├╝msedi , ve ba┼č─▒n─▒ sallayarak ┼č├Âyle dedi:




“Hakl─▒s─▒n─▒z. Bu bayan ger├žekten g├╝zel , ger├žekten ak─▒lda kalacak kadar ho┼č!”




Ben geri kalan her┼čeyi unutuverdim. K├╝├ž├╝k hafif kafam ve kalbim d├Ânerken , e┼čyalar─▒m─▒ toplad─▒m /paketlerimi ve d├╝kkandan d─▒┼čar─▒ya att─▒m kendimi h─▒┼č─▒mla.Bu bana g├╝zel denili┼činin ilk ├Ârne─čiydi ve o zaman daha sadece yirmi ya┼č─▒ndayd─▒m.Kendimi co┼čkulu ve ho┼č hissettim.




eve vard─▒─č─▒mda, Bakkaldan ald─▒klar─▒m─▒ yani g─▒dalar─▒ mutfakta bir masaya yat─▒rd─▒m.

ve odama ko┼čtum.

Sandalyenin ├╝zerinde durur vaziyette, Y├╝z├╝m├╝ g├Ârebildim,

├žok y├╝ksekte olan ve ├žizik, eski ┼čifoniyer oval aynada.

Ben, uzun ve hevesli bir bak─▒┼čla bakt─▒m, o surata. Genellikle M├Âsyo Thebeau’yu ┼č├Âyle derken duyard─▒m; “tr├Ęs jolie,” ve bu frans─▒zca olan s├Âzlerin anlam─▒n─▒ ┼čimdi biliyorum; “.├çok g├╝zel ak─▒lda kalan bir g├╝zellik!” D├╝kkandaki ingilize s├Âyledi─či gibi. (veya ingilizin dedi─či gibi).




Ben o zamanlarda g├╝zel miydim? elbette oraya yans─▒yan y├╝z ├žok ┼či┼čko ve k─▒rm─▒z─▒yd─▒. aman─▒n! yanaklar─▒m resmen elma kadar k─▒rm─▒z─▒yd─▒. rahats─▒zl─▒k verici ya─člar─▒ ellerimle ittim. ve g├Âzlerimi iyicene a├žt─▒m ve g├Âz k─▒rpt─▒m onlarla kendime aynada./camda.

Aah! sadece sa├ž─▒m alt─▒n rengi olsayd─▒! B├╝k├╝ld├╝m ve etraf─▒mda d├Ând├╝m.

Ve kendi y├╝z├╝me garip komik surat ┼čekilleri yapt─▒m.




Aniden harika bir fikirle heyecanland─▒m.--o an i├žin ├Ânceki h─▒rs─▒m─▒ y├Ânlendirdi o, h─▒rs─▒m bir g├╝n bir sanat├ž─▒ olmakt─▒, ayn─▒ babam gibi. Bir aktirist olmak isterdim e─čer g├╝zel olsayd─▒m, fakat o ingiliz beyefendi ve frans─▒z bey demediler mi g├╝zel oldu─čumu, yani neden ├╝nl├╝ olmayay─▒m ki?




Annemin odas─▒na kayd─▒m , uzun bir etek buldum, ve ├╝zerime giydim; ayr─▒ca bir t├╝y de buldum ki onu da sa├ž─▒ma takt─▒m. Ard─▒ndan, farkedilmekten korkarak, d─▒┼čar─▒ ko┼čtum parmakucunda , ah─▒ra do─čru. Orada, yukar─▒ a┼ča─č─▒ y├╝r├╝rken, ┼čiirler okudum. Arada duruyordum , ├Âzenle e─čilmek i├žin , o ilgili seyirciye.

, ├Âyle ki, zihnimde,hayalimde, beni alk─▒┼čl─▒yordu , ne┼čemi yerine getiriyordu, delice , vah┼či bir alk─▒┼čla, annemin tiz sesinin beni ├ža─č─▒rd─▒─č─▒n─▒ duydu─čum zaman:




“Marion! Marion! bu k─▒z nereye kayboldu b├Âyle?”




“geliyorum/yor, anne/mama.”




Aceleyle kendimi etekten ve t├╝yden ar─▒nd─▒rd─▒m ve, ah─▒rdan acelece h─▒zla ├ž─▒kt─▒m eve gitmek i├žin. Burada, annem en son bebe─čimizi benim ├╝zerime itti/y─▒kt─▒/b─▒rakt─▒. ve ┼čununla ,y├Ânergeler , onu sessiz tutmak , o ak┼čam yeme─či yerken.



O bebe─či ellerime ald─▒m , fakat ben hala o ne┼čeli, r├╝yalar alemindeydim. Ve elimde bir frans─▒z roman─▒ tuttum , ├Âyle ki ben ondan, karde┼čim Charles’dan ,onun odas─▒ndan araklad─▒m. Bu s─▒ralarda Charles yirmi ya┼č─▒ndayd─▒, ve evlenme niyetiyle bir k─▒zla ni┼čanland─▒ ki bizim pek be─čenmedi─čimiz bir k─▒zd─▒.

Hans Zimmer - INTERSTELLAR⎪12 STRING FINGERSTYLE GUITAR

Make It Up As I Go [feat. K.Flay] (Official Video) - Mike Shinoda





MIKE



MIKE YENI VIDEO YAPMI┼× DAHA DO─×RUSU M├ťZ─░K

WOOOOHOO

S├ťPER

L─░NK─░N PARK ├ľLMED─░. k─▒smen..

How Do CDs Work?

Elon Musk ┼čimdi de AY'a insan g├Ânderiyor! ��Hem de kimi g├Ânderiyor biliyo...

Ekonomist Emin ├çapa herkes bilmeli dedi ve ekonomi i├žin b├╝y├╝k tehlikeyi ...

B─░R ├ťLKE NASIL BATIRILIR? VENEZUELA’n─▒n Bat─▒┼č Hikayesi

Hikaye: Nane Aromal─▒ Ciklet

Uzun zaman evvel bir kad─▒n ya┼čarm─▒┼č. bu uzun zaman dedim de bin yedi y├╝z doksanl─▒ y─▒llar.
bu kad─▒n bir g├╝n her g├╝n gibi de─čil de farkl─▒ olay─▒m bug├╝n demi┼č. o g├╝n o kad─▒n gidip her zaman ciklet ald─▒─č─▒ marketteki kendi her zaman ald─▒─č─▒ cikletin oldu─ču reyondaki cikletlerden bir tanesi eline alm─▒┼č ve bakm─▒┼č fiyat d├╝┼čm├╝┼č. ┼ča┼č─▒rm─▒┼č ve endi┼čelenmi┼č acaba fiyat neden d├╝┼čt├╝ sat─▒┼člar m─▒ batt─▒ diye kuruntu yapm─▒┼č kad─▒nca─č─▒z. sonra h├╝nng├╝├╝├╝├╝ h├╝ng├╝├╝├╝├╝ diye s├╝ng├╝l├╝ ve h├╝ng├╝l├╝ bir halde h├╝ng├╝r h├╝ng├╝r a─č┼čam─▒┼č. reyondaki sak─▒z ken azalm─▒┼č hem de fiyat─▒ d├╝┼čm├╝┼č. ko┼čarak elinden koca karton kutu sak─▒z dolu paketi b─▒rakmadan koca g├Âbe─čini sallayarak kasaya gitmi┼č. y├╝z├╝nden akan  terleri ald─▒r─▒┼č etmeksizin kasadaki g├Âzl├╝kl├╝ sivilceli obez adama ba─č─▒rm─▒┼č biraz ┼ča┼čk─▒n ve ├Âfkeden ├žok abuuu napcaz olm ln. modunda bir ba─č─▒rma ile. Obez adam anlamam─▒┼č ne dedi─čini kad─▒n─▒n. Kad─▒n─▒n ad─▒ da emily imi┼č. kasadaki adam emily han─▒ma tekrar sormu┼č , han─▒m efendi bana ba─č─▒rarak bi┼čey sordunuz anlamad─▒m tekrar edermisiniz l┼č├╝tfen demi┼č. Emily han─▒m ise dmei┼čki senin anan─▒ sikeyin o├ž
sen ne bi├žim kasiyersin lan. pislik demil┼č. adam─▒n eli ├ž├╝k├╝ne gitmi┼č ama emily ba─č─▒rm─▒┼č┼č┼č nooooooo benim dildom seninkinden b├╝y├╝k diyip g├Ât├╝ne i├žten saplam─▒┼č oldu─ču seks oyunca─č─▒n─▒ ona do─črultmu┼č.
foeofql┼če ┼čaka lan hikaye ├Âyle gitmiyor.

┼čimdi adam tekrar rica etmi┼č kad─▒na soru i├žin. ama emily ulan bu ├╝r├╝n giderse senin nanelerini ├žalar sonra da normal cikletinle kar─▒┼čt─▒r─▒r sana yediririm tan─▒ bununla ayn─▒ olana dek dem─či┼č. adam ├žok korkmu┼č ve g├Ât├╝n├╝ a├žm─▒┼č. emily de adam─▒ oyuncakla sikmi┼č.
┼čaka lan ┼čaka
bu da yalan
hiksye as─▒l ┼č├Âyle:
adam ├Âlm├╝┼č emily han─▒m da z─▒barm─▒┼č
hepsi epilepsi ge├žirmi┼č
fel├ž ge├žirmi┼č
ohhgh
bye
hehe
lol

Imperial Classic Sigara / T├╝t├╝n Ve Bay─▒lman─▒n e┼či─čine geli┼čim...

tam bug├╝n ya┼čand─▒ bu. ge├žen hafta ald─▒─č─▒m ┼ču ba┼čl─▒ktan da g├Ârece─čin ├╝zere olan marka sigaradan bir iki dal kalm─▒┼čt─▒ bu ak┼čam. bir iki dal b─▒rakm─▒┼č─▒m. zaren ge├žen hafta da fena kafa yapm─▒┼čt─▒. uyu┼čturuyor da de─čil b├Âyle tansiyonun ├ž─▒k─▒yor ast─▒m─▒n az─▒yor gibi. nas─▒l bir t├╝t├╝nse anlamad─▒m ├žok a─č─▒r. camel veya kent veya winston b├Âyle de─čil. daha normaller. bu baya sert. bi de en ucuz ya i┼čte benim salakl─▒─č─▒m. 8 liraya ald─▒m gidipte.  ge├žen hafta ├žok sorun olmad─▒ yine kafaya sert vurdu i├žince o zamanlar da ama yolda bile i├žebiliyordum sorun yoktu. sanki camle gibiydi anlad─▒n m─▒. sonra bu ak┼čam bu haftaki camel paketimi elime almak yerine gidip imperial classic ald─▒m elime. klasik dedik ba─čr─▒m─▒za bast─▒k...
odam─▒n penceresinden sarkt─▒m t├╝tt├╝rmeye ba┼člad─▒m. odam sigara kokmas─▒n anam k─▒zmas─▒n evim pis kokmas─▒n hesab─▒. yani orda ayaklar─▒mla kendimi s─▒k─▒ s─▒k─▒ kaslar─▒mla kitlemesem yere kesin pencereden d├╝┼č├╝p kafay─▒ yarard─▒m veya z─▒bar─▒rd─▒m beyin kanamas─▒ndan vs. makat─▒m bile patlayabilirdi yani . ├žok daha ├Âmenli g├Ât├╝m kafama g├Âre. hele ishal olunca kab─▒z olunca g├Ât├ž├╝─č├╝m ├žok ├╝z├╝l├╝yor diyor kimseee de─čillllll hadisene be o─člum s─▒k karn─▒n─▒ ├ž─▒kay─▒m g├Ât├╝nden. ben de diyorum ulan sanki kolay. sonra bana diyor ne yedin lan sen ben de diyorum sus lan sana ne iki liral─▒k sosisli yediysem. (yemedim amk). ├Âyle...
neyse cigaraya gelelim g├Ât bok muhabbetini b─▒rakal─▒m. amk biri beni kar─▒ gibi zannedecek bi yeltenecek sikmek i├žin falan varya ├Âd├╝m bokuma kar─▒┼č─▒r. yok lan adam─▒ ben sikerdim ├Âyle durum olsa. foekfoefoek . ama olmaz olmaz amk nolacak daha. sikmi┼č d├╝nya ve insanlar benim psikolojimi zaten amk.

neyse ┼ču imperial sigra bi dal yakt─▒m sadece ama tam d├╝┼č├╝yodum bay─▒l─▒yordum pencereden hafif hafif bir bilin├ž a├ž─▒ld─▒ dedim noluyo lan. hemen hemenhemen ... (sanma ki sigaray─▒ at─▒p pencereden sarkmay─▒ b─▒rakt─▒m hehehehe) hemen bi f─▒rt daha ald─▒m ├žektim i├žime ohh kafa iyice kayd─▒. tansiyondan veya ast─▒mdan da olabilir bende hepsi var ├ž├╝nk├╝ amk sikmedikleri kald─▒ beni.
ama d├╝┼čmedim yani . biraz odada y─▒k─▒ld─▒m kalkt─▒m vs. ama bay─▒lmad─▒m. ulan birdaha sarkarak i├žmem o imperial─▒. ya yatakta i├žerim bay─▒lsam da bi┼či olmaz. he dicen neden i├žiyon o├ž. valla kanka kafam at─▒yor bir ┼čeylere arada. sinirleniyorum amk bay─▒lsam daha huzurlu diyorum o kafa yani. normal kaliteli cigara g├╝nde be┼č dal en az sikiyorum ama i├žiyorum demek istedim pardon, yani ne desem kesmiyor benim varolu┼čsal g├Ât anksiyetemi vs. ben de takt─▒m g├Âte makata boka sike amk. bok yoluna gitmeyeyim de. jodj3wof3jweofejw.

hadi hac─▒ abim iyi geceler tatl─▒ tespih ├ževirmeli r├╝yalar.
eyvallah.
veya HOOOOÇAAA ÇOOOOUUUU
veya H├ľLHLHLHLHLHLLH├ľ├ľ├ľ├ľ
veya JESUS BLESS YOU
veya nothing bro nothing , I shall not believe in those.
hadi adios amigos muchas gracias dostlar amigolar meksikolar. hehehehe
had ├Âpt├╝m yanaktan
bi de makattan
bi de yarraktan
bi de sikten
ohhh mis
┼čimdi tam pezevenk kurusu gibi konu┼čtum
┼čaka lan ┼čaka
k├╝fretti─čime bakma ben ciciyim cici.
cidden cici ama cidden cici ha..
neyse anlad─▒n sen benim kafa at kafas─▒n─▒n level up ─▒
baya at siki kafas─▒ gibi amkl
n─▒wd─▒ewdcwpql
kendine iyi bak sevgili okur yorum da atmay─▒ unutma bana s├Âv biraz. hehe cidden ama.

ben bir masal ya┼čad─▒m (ger├žek ya┼čant─▒m)

Bu yaz─▒da kendi ├žocuklu─čumun en en en erken d├Ânemlerinden bahsetmek isterim. Yazarken bile a─člamakl─▒y─▒m o masal d├╝nyas─▒n─▒. L├╝tfen , ├Ân yarg─▒l─▒ olmay─▒n─▒z. Ben b├╝y├╝d├╝m hayat kirlendi do─črudur fakat , benim ├žocuklu─čum bunun ├Âtesindeydi. ┼ču anda ya┼časam yine masal olurdu anlatabiliyormuyum. B├╝y├╝d├╝─č├╝m i├žin o zamanlar─▒ ├Âzlemle ve a┼č─▒r─▒ abart─▒l─▒ duygularla zannetmiyorum l├╝tfen yarg─▒lamadan okuyun. Benim anas─▒n─▒f─▒ zaman─▒ dedi─čim ve o zamanki ya┼č─▒m─▒ bilmedi─čim zamanlar─▒ anlatmak istiyorum. Bu  bir kurgu veya hikaye de─čil (hep kurgu ve hikaye a─č─▒rl─▒kl─▒ blog yaz─▒yorum ve bu yaz─▒ gibi derinlemesine d├╝┼č├╝nce i├žeriyor onlar da) de─čil kendi, bu blogun yazar─▒ olarak yazd─▒─č─▒m bir yaz─▒ bu.

Benim ana s─▒n─▒f─▒ndan ortaokulun sonuna kadar yani lise ├Âncesi b├╝t├╝n hayat─▒m ├žaml─▒cadaki ├Âzel uluslararas─▒ bir okul olan Istanbul International School 'da ge├žti. Resmi ├Âb├╝r t├╝rk├že ad─▒ ise ├žaml─▒ca park ├Âzel okulu gibi bir┼čey olabilir yan─▒lm─▒yorsam . Bu okul bir cennetti o ilk y─▒llarda. ┼×u anda bizim g├Ârkemli do─ča i├žindeki arazimizi do─ča koleji kapitalist ┼čirketi sat─▒n ald─▒ ve oraya da mcdonalds ├žakmas─▒ okulunu dikti. Y─▒kt─▒ villalar─▒m─▒z─▒ k├Â┼čklerimizi ve sikindirik binalar─▒n─▒ dikti. a─ča├žlar─▒m─▒z─▒ s├Âkt├╝ kendi a─ča├žlar─▒n─▒ ekledi topra─č─▒m─▒z─▒ dinamitledi kendi plan─▒na uygun yeniden in┼ča etti. sikti bizi g├Ât├╝m├╝zden sonuna dek. sonra bizim okul bir ├╝st araziye bir apartmana ta┼č─▒nd─▒. sonra bir iki yak─▒n civar bina daha sat─▒n ald─▒ oraya da yay─▒ld─▒ okulum. ben ana s─▒n─▒f─▒ndayken s─▒n─▒f arkada┼člar─▒m kar─▒┼č─▒kt─▒. biri japon biri koreli biri finli biri ingiliz biri isko├ž biri amerikal─▒ biri arap biri t├╝rk. ├çekik g├Âzl├╝ bir ├žocukla hep yar─▒┼č─▒p dururduk ana s─▒n─▒f─▒nda. ├žok iyi ko┼čard─▒. ├žok fazla finlandiyal─▒ arkada┼č vard─▒. ben hep asosyaldim oras─▒ ayr─▒ ama ne yapal─▒m i┼čte. hocalar─▒m─▒z zaten kar─▒┼č─▒k milletlerden. ┼ču andaki yeni sikindirik uluslararas─▒ okullar gibi hepsi parac─▒ ve ucuz hocalar de─čildi. zaten orda bile ilk okula ba┼člad─▒─č─▒mda hocam t├╝rkt├╝ ve allah belas─▒n─▒ versin beni hayattan so─čutmu┼čtu. ailem ├Âzel dersler zorla ald─▒rm─▒┼čt─▒ bana taaa lise ikiye kadar. psikolojimi g├Âtten sikti bu d├╝nya. benim ruhum ├ž├╝r├╝d├╝ ve hep intihar etmeye ├žal─▒┼čt─▒m delirdim son y─▒llarda yani sikindirik bir ergen iken. belki ala ├Âyleyimdir ama sikimde bile de─čil art─▒k amk insanlar─▒ sizi gidi. k├Ât├╝ insanlardan bahsediyorum.
ana s─▒n─▒f─▒nda ├Â─čretmenim ya ingilizdi ya isko├ž ya da finli. ad─▒ neydi... Anna? Ana? Ena?
hat─▒rlam─▒yorum. bizdeki anne kelimesine yak─▒n bir ad─▒ vard─▒ kad─▒n─▒n. okul ingilizce ve ispanyolca e─čitim veriyordu ve elbette t├╝rk├že. her dilin hocas─▒ o dilin native (ana dili) leriydi. mesela ispanyolca hocalar─▒m─▒z ya ispanyol ya g├╝ney amerikal─▒ idi. ingilizceciler, alaska ve ABD , ingiltere, galler, isko├žya, kanada, vs. den gelmi┼č o ├╝lkelerin yerli vatanda┼člar─▒yd─▒. ve g├Â├žmen k├Âkenli de de─čillerdi. safkan yabanc─▒lard─▒. ├žal─▒┼čmak i├žin t├╝rkiyeye gelmi┼člerdi. ana s─▒n─▒f─▒nda hat─▒rl─▒yorum okulun kurucusu isko├žtu ki hala kendisine okulun sitesinden ula┼čabilirsiniz. hatta okul o kadar olimpos da─č─▒ k─▒vam─▒ndayd─▒ ki macera orman─▒ diye bir yerimiz vard─▒. oras─▒ tam s─▒k a─ča├žl─▒ halatl─▒ k├Âpr├╝l├╝ ormand─▒ minicik. orda spor dersleri resim dersleri olurdu. resim hocam─▒z t├╝rkt├╝ ve biraz sinirliydi. gallerli hoca kadar sinirli olamazd─▒ ger├ži de neyse. gallerli tarih├žiydi ├žok ya┼čl─▒yd─▒ ortaokuldayken sonra onu lise y─▒llar─▒mda tekrar g├Ârd├╝m servisle ├žaml─▒cadan bi ara ge├žmemiz gerekti─čimde. ┼čimdi ├╝niversiteliyim fakat deseler e─čer kendini ├Âld├╝r├╝rsen seni zamanda geri g├Ânderece─čiz (Nietzche'nin sonsuz d├Âng├╝ felsefesi gibi), hemen kabul ederdim. bu yaz─▒y─▒ yazmak bana nelere mal oldu bilsen. bu yaz─▒y─▒ yazacak olgunlu─ča gelmem bir ton travma ve ac─▒ gerektirdi. ki hala ac─▒ i├žinde anla┼č─▒lamaman─▒n ac─▒s─▒ ile ya┼č─▒yorum. bana ne hakaretler k├╝f├╝rler ediliyor yeti┼čkinler ve az─▒c─▒k olan ├ževrem taraf─▒ndan bir bilsen. resmen narsist, salak, toy, bebe, agu bugu, kafas─▒ kar─▒┼č─▒k ergen, gibi hakaretler yiyorum.
sonra fark ettim ki ben biraz fazla zeki ak─▒ll─▒ ve duygusal bir insan─▒m. ve bu narsist oldu─čumu g├Âstermez. bazen ger├žekler o kadar karanl─▒kt─▒r ki kendiniz bile narsist oldu─čunuzu ve yan─▒lsama i├žinde ya┼čad─▒─č─▒n─▒z─▒ zannedersiniz. ama korkarak ve ┼č├╝pheyle titreyerek s├Âyl├╝yorum, ben ├ževreme g├Âre fazla ak─▒ll─▒, zeki, duygusal ve fazla ├╝st├╝n├╝m san─▒r─▒m. yoksa neden bu kadar anla┼č─▒lamamazl─▒k? aptallar anla┼č─▒lamaz m─▒? belki de bir orospu ├žocu─čunun tekiyim ve tiksin├ž bir narsist ve g├Ât├╝me sopa sokulas─▒ bir ibneyim? ve haberim bile yok? olabilir mi? bilmiyorum. umar─▒m de─čildir. (y├╝ce poseidon bizleri korusun, amen).
Ana s─▒n─▒f─▒m─▒n hocalar─▒, arkada┼člar─▒m bah├žemiz ne┼čemiz, Anne ben bug├╝n ├çui'yi yar─▒┼čta yendiiim. demelerim. Vay be. ne g├╝nlerdi. ┼čimdi topra─č─▒n alt─▒nda do─ča kolejinin orospu binas─▒n─▒n alt─▒nda ezildi an─▒lar─▒m─▒z. sikmek istiyorum do─ča koleji ┼čirketini. ama hayat bize ├Âyle barbar olma ┼čans─▒ vermiyor dostlar. biz ac─▒ i├žinde bo─čulaca─č─▒z. biz, e─čer tek de─čilsem ki tek olma ihtimalim var ki kimse anlam─▒yor beni, e─čer tek de─čilsem bu bile bir ─▒┼č─▒kt─▒r. ama e─čer bat─▒ hayranlar─▒ aras─▒nda burda ezilip yok olacaksam yapabilece─čim bir┼čey yok. ben bat─▒ dedi─čin ┼čeyin en elit en ho┼č tabakas─▒n─▒ yans─▒tan bir istanbul masal─▒ndan ├ž─▒kt─▒m diyorum sana, bana gelip yok cici bat─▒ deme anlamam. ben cennet bat─▒y─▒ isterim evet. ama sen sevgili pi├ž kurusu bat─▒ hayran─▒ gen├ž nesil, sen bat─▒y─▒ bilmezsin. benim bat─▒m bana ├Âzeldi. sen git istedi─čin ├╝lkede i├žki i├ž siki┼č , al─▒┼čveri┼č yap. bana bir┼čey ifade etmiyor. veya bat─▒ ├╝lkesindeki hayatlar bana bir ┼čey ifade etmiyor. iyi ho┼č deyip ge├žiyorum. s─▒k─▒c─▒. ├ž├╝nk├╝ dedim ya , benim ge├žmi┼čimdeki bat─▒ alg─▒s─▒ ayn─▒ de─čil seninle. ben ├Âzelim sen s─▒radan hahahahhha ben egoist bir g├Ât├╝m demiyorum seni gidi k─▒t beyinli orospu. ben diyorumki sana sevgili okur , beni anlamal─▒s─▒n e─čer biraz ayd─▒nlanmak istiyorsan hi├ž bilmedi─čin hayatlar hakk─▒nda. ben o bilmedi─čin d├╝nyalardan sadece biriyim.
neyse,,,,
bu g├╝n de intihar etmedik, antidepresan i├žtik, allaha ┼č├╝k├╝r, akl─▒m─▒z─▒ yitirmedik, sadece ac─▒ ├žektik depresyon anksiyete ve anla┼č─▒lamaman─▒n ac─▒s─▒n─▒ ├žektik olsun buna da ┼č├╝k├╝r. tasavvufun katlar─▒na da y├╝kselemedik nirvana ya da y├╝kselemedik uzaya roket de atamad─▒k. ben anlamam ├Âyle inan├žlar─▒ ,katlarm─▒┼č, ermi┼čli┼čmi┼č , kutsal mertebelere ula┼čmakm─▒┼č. siktirsinler onlar. k─▒t kafal─▒ d├╝┼čman onlar. ruhuma d├╝lman onlar. ac─▒m─▒ k├Âr├╝kl├╝yorlar anl─▒yormusun dostum k├Âr├╝kl├╝yor bu toplumun ya┼čay─▒┼č─▒ benim ac─▒m─▒!
bir g├╝n ge├žse ki kendimi ├Âld├╝rmeyi d├╝┼č├╝nmesem, bir sene ge├žse ki kendimi yok etmeye kalk─▒┼č─▒p kendimi ak─▒l ve sinir hastal─▒klar─▒ kodesinde bulmasam, bir on y─▒l ge├žse ki, bu on y─▒lda edindi─čim ├žile olmasa....
sevgiler....
veya ac─▒lar kabuslar...
- Kimse De─čil (Y.E.V.)

Thursday, September 20, 2018

Aerosmith - I Don't Want to Miss a Thing (Video)

Corpse Party - 1. B├Âl├╝m T├╝rk├že Altyaz─▒l─▒


Siz sevgili okurlar─▒m─▒z i├žin bir kitap ├ževirisi ├╝zerinde u─čra┼č─▒yoruz.

Merhaba sevgili blog okuru. Uzun zamand─▒r d├╝┼č├╝n├╝yordum bir kitap ├ževirisi yapsak da burada yay─▒nlasak. B├Âyle eski bir kitap olsun telif hakk─▒ sorunu ├ž─▒kmayacak bir kitap. ─░ngilizceden T├╝rk├žeye ├ževirsek. Gerekirse bir y─▒l s├╝rs├╝n ├Ânemli de─čil. Bir y─▒l─▒n sonunda ans─▒z─▒n bir sabah bir blog yaz─▒s─▒ ┼čeklinde bir kitap, komple T├╝rk├že. G├╝zel hissettirir bize ve belki size. ┼×u kitab─▒ ┼če├žtik, size sormad─▒k kusura bakmay─▒n, burda biraz direksiyona biz oturduk. He he.
Kitap ┼ču:
Marion , 
       The Story of an Artist's Model
Author: Winnifred Eaton
Illustrator: Henry Hutt
Release Date: September 17, 2018 [EBook #57920]
Language: English
***
Umar─▒z severiz ve seversiniz. Belki de hi├ž yapamayaca─č─▒z giri┼čti─čimiz bu ├ževiri i┼čini. Yay─▒n evimiz de yok. Hi├ž bir yay─▒n evine de gitmedik.kendi ├žarp─▒m─▒zda blog i┼či yap─▒yoruz i┼čte. Bu i┼č say─▒lmaz belki. ├ç├╝nk├╝ ki┼čisel blog gibi biraz. Notlar vs. Kafama g├Âre biraz. Olsun. Belki be─čenir insanlar okur. Ben de reklamlardan iki ├╝├ž lira gelir elde ederim belki. Para i├žin yapm─▒yoruz zaten de. Hani ayaklar─▒m─▒z─▒n ├╝st├╝nde durabiliriz hissi i├žin. Estetik de─čiliz pek. Ama deliyiz. O da say─▒lmaz m─▒ hakem bey. He he.

Wednesday, September 19, 2018

Jerry

[9/19, 23:21] Melo├░ie╚Ö Bri┼äg Mem├Şr├«─Ö┼í: B├Âl├╝m 2:
Jerry, ├ževresindekilerin ├žok sevdi─či insanlardan biriydi. Keyfi her zaman yerindeydi. G├╝nlerden birg├╝n Jerry sabah uyand─▒. Di┼člerini f─▒r├žalad─▒ ve y├╝z├╝n├╝ y─▒kad─▒. Ard─▒ndan ┼č├Âyle g├Ârseldeki gibi dedi ve parma─č─▒yla ┼ču resmi i┼čaret etti:

[9/19, 23:25] Melo├░ie╚Ö Bri┼äg Mem├Şr├«─Ö┼í: Jerry ard─▒ndan evden ├ž─▒kt─▒ ve yolda y├╝r├╝meye ba┼člad─▒, onu g├Ârenler ise hey Jerry dediler. ─░rkildi ve o s─▒rada bir gazeteci Jerry nin resmini ├žekti. Resim ┼čuydu :
Karikat├╝r├╝n kayna─č─▒ bilinmemektedir. T├╝m haklar─▒ ├žizen ki┼čiye ve sayg─▒de─čer sahibine aittir. Sitemize ait de─čildir. 





Ermenistan 6 g├╝n boyunca T├╝rkiye'de tatbikat yapacak ─░DD─░ASI! ??do─ču mudur?

Selam herkese. Az ├Ânce internette gezinirken bir iddia ile kar┼č─▒la┼čt─▒m ve ne oldu─čunu anlamaya ├žal─▒┼č─▒yorum lakin ilgimi ├žekmedi de─čil. Olduk├ža distopik bir iddia gibi g├Âr├╝n├╝yor fakat alt─▒nda ne yat─▒yor ve tam anlam─▒ ve antla┼čma kapsamlar─▒ ve kar┼č─▒l─▒kl─▒ antla┼čmalar bak─▒m─▒ndan hangi pozisyonda bunu bilmeden bir yorumda bulunamay─▒z.
FaceBook'da say─▒n Banu Avar'─▒n bir payla┼č─▒m─▒ olarak kar┼č─▒ma ├ž─▒kt─▒ ve kendisi de bu iddia'n─▒n do─čru olup olmad─▒─č─▒n─▒ soruyordu yazd─▒─č─▒ facebook post'unda. Ben de onun altta vermi┼č oldu─ču haber kayna─č─▒na bir g├Âz att─▒m , siz de bakmak isterseniz: http://www.olay.com.tr/mobi/ermeniler-turkiyede-denetim-yapacak-166592h.htm

2010 ,Erdo─čan Ve Eski Ermenistan Bba┼čkan─▒ Amerika'da 
"Ermenistan Savunma Bakanl─▒─č─▒'ndan yap─▒lan a├ž─▒klamaya g├Âre, denetimin Avrupa Konvansiyonel Silahl─▒ Kuvvetler Antla┼čmas─▒ (AKKA) kapsam─▒nda yap─▒laca─č─▒ belirtildi. 1990 y─▒l─▒nda imzalanan antla┼čmada T├╝rkiye ve Ermenistan dahil 28 taraf devlet bulunuyor. Antla┼čma kapsam─▒nda bilgi al─▒┼čveri┼činin yan─▒ s─▒ra kapsaml─▒ denetim faaliyeti y├╝r├╝t├╝l├╝yor." -olay.com.tr

Avrupa Konvansiyonel Silahl─▒ Kuvvetler Antla┼čmas─▒ (AKKA) nedir?

"Avrupa'da Konvansiyonel Silahl─▒ Kuvvetler Antla┼čmas─▒, 19 Kas─▒m 1990'da NATO ile Sovyetler Birli─či aras─▒nda imzalanan ve belirli asker├« azaltmalar─▒ zorunlu k─▒lan antla┼čma. So─čuk Sava┼č'─▒n son y─▒llar─▒nda m├╝zakere edilen ve tamamlanan antla┼čma, Avrupa'da konvansiyonel asker├« ekipmanlar─▒n ├Ânemli kategorilerine kapsaml─▒ s─▒n─▒rlar getirdi ve fazla silahlar─▒n imha edilmesini ┼čart ko┼čtu." -wikipedia

Ek: ermenistan savunma bakanl─▒─č─▒n─▒n resmi web sitesi ┼čudur: http://www.mil.am/en

ayr─▒ca ileti┼čime ge├žmek gibi merakl─▒ bir tutumunuz varsa ve ermenice biliyorsan─▒z ┼ču bilgilerle ermeni h├╝k├╝metinin bakanl─▒─č─▒na ula┼čabilir ve kendilerine b├Âyle bir haberin olup olmad─▒─č─▒n─▒ sorabilirsin ve buraya yorumlara yazarak hepimizi ayd─▒nlatma ┼čerefine eri┼čirsiniz. fena de─čil ha. :P

"Address: Republic of Armenia, Yerevan, 5 Bagrevand str. , 0044 Phone: + 37410294699 Email: modpress@mil.am"

Mike Shinoda - Live @ Adrenaline Stadium, Moscow 01.09.2018 (Full Show)

Krbi's Guitar - House of the Rising Sun (bottleneck slide)



abi adam i┼či biliyor. blues tanr─▒s─▒ gibi herif lan. oha ve tebrikler .├Âzendirdi beni kendine .

Caz ├ça─č─▒ndan Hikayeler (Tales Of The Jazz Age) ├çeviri (yay─▒n-post 1/G─░R─░┼×)

Kitap ├ľncesi Bilgi (─░ngilizce Orijinal Versiyonundan) :

F. Scott Fitzgerald'─▒n kaleme ald─▒─č─▒, Gutenberg Projesi taraf─▒ndan sunulan bir dijital kitapt─▒r Caz ├ça─č─▒ndan Hikayeler (The Tales Of The Jazz Age) .

Bu elektronik kitap (E-Kitap) , her yerdeki herkesin ├╝cretsiz ve neredeyse k─▒s─▒tlama olmaks─▒z─▒n kullan─▒m─▒ vs. ─░├žindir. Dilendi─či takdirde kopyas─▒ al─▒nabilir, ba┼čkas─▒na verilebilir veya tekrar kullan─▒labilir (Project GUTENBERG L─░SANS Ko┼čullar─▒na uygun ┼×EK─░LDE). Ayr─▒nt─▒l─▒ bilgi www.gutenberg.net adresinde veya bu yaz─▒da bulunabilir. 

Ba┼čl─▒k: Tales of the Jazz Age / Caz ├ça─č─▒ndan Hikayeler

Yazar: F. Scott Fitzgerald

├çeviren: Kimse De─čil (Y. E. V.) & Google Translate (not: google translate'in ├ževirirken kulland─▒─č─▒ kaynaklara eri┼čimimiz yoktur, e─čer telif hakk─▒ i├žeren ara├žlar ile ├ževiri yap─▒lm─▒┼č ise l├╝tfen google translate ile irtibata ge├žiniz. Aksi takdirde b├╝y├╝k ihtimalle b├Âyle bir sorun olmayacakt─▒r lakin google ├ževiri ├╝zerinden yard─▒m almak ve ingilizce s├Âzl├╝kler d─▒┼č─▒nda bir ara├ž kullanmad─▒k.

Yay─▒nlanma Tarihi: Temmuz 17, 2010 [EBook #6695] 
├ç─▒k─▒┼č Tarihi: Ekim, 2004
 ─░lk ortaya ├ž─▒k─▒┼č: Ocak 14, 2003

Orijinal Dil: English, ─░ngilizce
├çevrilen Dil: T├╝rk├že
--------------
Steve Schulze, Charles Franks ve Online Distributed Proofreading Ekibi taraf─▒ndan ├╝retildi. Bu dosya ise, c├Âmert├že sizlere sunan The Digital & Multimedia Center, Micgihan Eyalet ├ťniversitesi K├╝t├╝phanesi taraf─▒ndan c├Âmert├že se├žilen resimlerden yap─▒ld─▒.
                         ***
Caz ├ça─č─▒ndan Hikayeler

F. SCOTT FITZGERALD
1922


 ─░├žerik Tablosu
**
BEN─░M SON FLAPPER'LARIM (Bknz: 1920lerdeki bir kad─▒n davran─▒┼č ve moda ak─▒m─▒, k─▒sa ┼čort giyer ve caz dinlerlerdi) 

 JELLY-BEAN (fasulye g├Âr├╝n├╝ml├╝ ┼čekerleme) 

Bu G├╝neyli bir hikaye. Hem de sahne, yani b├Âl├╝m Georgia'daki Tarleton'un k├╝├ž├╝k lily sinde ge├žiyordu. Tarleton i├žin derin bir sevgim var, ama bir ┼čekilde bu konuda bir hikaye yazd─▒─č─▒m zaman G├╝ney'in her yerinden mektuplar al─▒yorum,belirsiz a├ž─▒lardan beni k─▒n─▒yorlar."Metropolitan" da yay─▒nlanan "Jelly-Bean", bu uyar─▒ notlar─▒n─▒n t├╝m pay─▒n─▒ ├žizdi.

─░lk romam─▒n yay─▒nlanmas─▒ndan k─▒sa bir s├╝re sonra garip ko┼čullar alt─▒nda yaz─▒lm─▒┼čt─▒ ve dahas─▒, bir i┼čbirlik├žim oldu─ču ilk hikaye oldu. Sa├žma sapan b├Âl├╝m├╝ y├Ânetemedi─čimi fark edince, onu, G├╝neyli bir k─▒z olarak, bu b├╝y├╝k kesitsel e─člencenin tekni─či ve terminolojisi konusunda uzman olan kar─▒ma ├ževirdim.

DEVEN─░N SIRTI
Bunu yazd─▒─č─▒m hikayelerin hepsinin bana en az travaille mal oldu─čunu ve belki de bana en fazla e─člence verdi─čini varsayal─▒m. ─░┼čg├╝c├╝ne gelince, bir g├╝n boyunca New Orleans ┼čehrinde, alt─▒ y├╝z dolara mal olan bir platin ve elmas kol saati sat─▒n alma amac─▒ ile yaz─▒lm─▒┼čt─▒. Sabah yedide ba┼člad─▒m ve ayn─▒ gece ikide bitirdim. 1920 y─▒l─▒nda "Saturday Evening Post" da yay─▒nland─▒ ve daha sonra ayn─▒ y─▒l O. Henry Memorial Collection'a dahil oldu. En az─▒ndan bu ciltteki t├╝m hikayeleri seviyorum.

Benim e─člencem, hikayenin deve b├Âl├╝m├╝n├╝n kelimenin tam anlam─▒yla do─čru oldu─ču ger├že─činden kaynaklan─▒yordu; Asl─▒nda, kar┼č─▒l─▒kl─▒ olarak davet edildi─čimiz bir sonraki fantezi elbise partisine kat─▒lmak i├žin kat─▒lan beyefendiyle ayakta duruyorum, deve onun ikinci k─▒sm─▒ olarak kabul edildi - bu onun tarih├žisi oldu─ču i├žin bir t├╝r kefaret.

MAYIS G├ťN├ť
1920'de "Ak─▒ll─▒ Set" te bir roman olarak yay─▒nlanan bu ho┼č olmayan hikaye, bir ├Ânceki y─▒l─▒n bahar─▒nda ger├žekle┼čen bir dizi olayla ilgilidir. Her ├╝├ž olay da benim i├žin b├╝y├╝k bir etki yaratt─▒. Hayatta, onlar, o ├ça─č─▒ Ya┼č─▒n─▒ ba┼člatan ilkbahar─▒n genel histeri d─▒┼č─▒nda, ili┼čkisiz kalm─▒┼člard─▒, ama benim hikayemde, ba┼čar─▒s─▒z bir ┼čekilde, onlar─▒ bir desene d├Ân├╝┼čt├╝rmek i├žin denedim, bu aylar─▒n etkisini verecek bir model. New York'ta, daha sonra gen├ž neslin en az bir ├╝yesine g├Âr├╝nd├╝kleri gibi.

PORSELEN VE PEMBE
."
Ve ba┼čka dergiler i├žin yaz─▒yor musunuz? "Diye sordu gen├ž bayan.



"Ah, evet," Ona g├╝vence verdim. "Baz─▒ hikayelerim vard─▒ ve

'Ak─▒ll─▒ Set', ├Ârne─čin --— ”

Gen├ž bayan titredi.



"Ak─▒ll─▒ Set"! " hayk─▒rd─▒. “Nas─▒l olur? Neden, mavi k├╝vette k─▒zlarla ilgili ┼čeyler yay─▒nl─▒yorlar ve b├Âyle aptalca ┼čeyler yay─▒nl─▒yorlar.”



Ve ona at─▒fta bulundu─čunu anlatman─▒n muhte┼čem ne┼česini ald─▒m.

Birka├ž ay ├Ânce ortaya ├ž─▒kan "Porselen ve Pembe".

FANTAZILER

RITZ KADAR B├ťY├ťK ELMAS

Bu sonraki ├Âyk├╝lerin yazd─▒─č─▒ ┼čey, ne kadar da heybetliydi ki, “ikinci tavr─▒m─▒” ├ža─č─▒rmal─▒y─▒m. Ge├žen yaz "Ak─▒ll─▒ Set" de ortaya ├ž─▒kan "Ritz kadar b├╝y├╝k elmas", tamamen kendi e─člencem i├žin tasarland─▒. L├╝ks i├žin m├╝kemmel bir ├Âzlemle nitelenen tan─▒d─▒k bir ruh halindeydim ve hikaye hayali yiyeceklere olan ├Âzlemi beslemek i├žin bir giri┼čim olarak ba┼člad─▒.



Tan─▒nm─▒┼č bir ele┼čtirmen, bu ┼čerefsizin yazd─▒─č─▒m her ┼čeyden daha iyi olmas─▒n─▒ memnuniyetle kar┼č─▒lad─▒. ┼×ahsen "Offshore Pirate" yi tercih ederim. Fakat, Lincoln ile birazc─▒k kurcalamak i├žin: Bu t├╝r bir ┼čeyi seviyorsan─▒z, bu, muhtemelen, sevece─činiz bir ┼čeydir.


BENJAM─░N BUTTON'IN TUHAF H─░KAYES─░
Bu hik├óye, Mark Twain'in, hayat─▒n en iyi k─▒sm─▒n─▒n en ba┼č─▒nda ve en k├Ât├╝ k─▒sm─▒n─▒n ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒ ├╝z├╝nt├╝yle ilgili bir yorumdan ilham ald─▒. Deneyi, tamamen normal bir d├╝nyada sadece bir adam ├╝zerinde deneyerek, onun fikrini adil bir yarg─▒lama olarak g├Âsterdim. Bunu tamamlad─▒ktan birka├ž hafta sonra, Samuel Butler'─▒n "Not-kitaplar─▒" nda neredeyse ├Âzde┼č bir arsa ke┼čfettim.



Hikaye ge├žen yaz "Collier" dergisinde yay─▒nland─▒ ve Cincinnati'deki isimsiz bir hayran─▒n bu ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒ harfini k─▒┼čk─▒rtt─▒:



"Bay─▒m-



Colliers'deki Benjamin Button hikayesini okudum ve k─▒sa bir ├Âyk├╝ yazar─▒ olarak iyi bir ├ž─▒lg─▒nl─▒k yapaca─č─▒n─▒z─▒ s├Âylemeliyim. Hayat─▒m boyunca bir├žok peynir porsiyonunu g├Ârd├╝m ama ┼čimdiye kadar g├Ârd├╝─č├╝m peynirin t├╝m lezzetlerini g├Ârd├╝m. en b├╝y├╝k peice. Sana bir k─▒rtasiye bo┼člu─čunu harcamaktan nefret ediyorum ama yapaca─č─▒m. "

UZMANLIK TAR─░F─░. (tarquin of cheapside)

Yakla┼č─▒k alt─▒ y─▒l ├Ânce yaz─▒lm─▒┼č olan bu hikaye Princeton'daki lisans g├╝nlerinin bir ├╝r├╝n├╝d├╝r. ├ľnemli ├Âl├ž├╝de g├Âzden ge├žirilmi┼č, 1921'de "Ak─▒ll─▒ Set" de yay─▒nland─▒. Onun kavray─▒┼č─▒ s─▒ras─▒nda tek bir fikrim vard─▒ - bir ┼čair olmak - ve her c├╝mlenin ├žemberiyle ilgilendi─čim ger├že─čini, korkar─▒m ki arsada de─čilse d├╝zyaz─▒larda belirgin, boyunca g├Âsterir. Muhtemelen kendime duydu─čum tuhaf duygu, ya┼č─▒na, herhangi bir i├žsel zenginlikten daha ├žok ba─čl─▒d─▒r.

"O RUSSET WITCH!"
Bu yaz─▒ld─▒─č─▒nda ikinci romam─▒n ilk tasla─č─▒n─▒ tamamlam─▒┼čt─▒m ve do─čal bir tepki beni karakterlerin hi├žbirinin ciddiye al─▒nmayaca─č─▒ bir hikayeye d├Ân├╝┼čt├╝rd├╝. Ve korkar─▒m ki, uymak zorunda oldu─čum d├╝zenli bir plan─▒n olmad─▒─č─▒ hissi ile biraz uzak kald─▒m. Ancak, dikkate al─▒nd─▒ktan sonra, okuyucunun kendisini zaman ├Â─česinde biraz ┼ča┼čk─▒n bulmas─▒na ra─čmen, oldu─ču gibi durmas─▒na izin verdim. En iyi s├Âylemek gerekirse, y─▒llar Merlin Grainger'le ilgilenmi┼č olabilir, kendimi hep ┼ču an d├╝┼č├╝nd├╝m. "B├╝y├╝k┼čehir" de yay─▒nland─▒.

UNCLASSIFIED MASTERPIECES
THE LEES OF HAPPINESS.
Of this story I can say that it came to me in an irresistible form, crying to be written. It will be accused perhaps of being a mere piece of sentimentality, but, as I saw it, it was a great deal more. If, therefore, it lacks the ring of sincerity, or even, of tragedy, the fault rests not with the theme but with my handling of it.

It appeared in the "Chicago Tribune," and later obtained, I believe, the quadruple gold laurel leaf or some such encomium from one of the anthologists who at present swarm among us. The gentleman I refer to runs as a rule to stark melodramas with a volcano or the ghost of John Paul Jones in the role of Nemesis, melodramas carefully disguised by early paragraphs in Jamesian manner which hint dark and subtle complexities to follow. On this order:

"The case of Shaw McPhee, curiously enough, had no hearing on the almost incredible attitude of Martin Sulo. This is parenthetical and, to at least three observers, whose names for the present I must conceal, it seems improbable, etc., etc., etc.," until the poor rat of fiction is at last forced out into the open and the melodrama begins.

MR. ICKY
This has the distinction of being the only magazine piece ever written in a New York hotel. The business was done in a bedroom in the Knickerbocker, and shortly afterward that memorable hostelry closed its doors forever.

When a fitting period of mourning had elapsed it was published in the
"Smart Set."
JEMINA.
Written, like "Tarquin of Cheapside," while I was at Princeton, this sketch was published years later in "Vanity Fair." For its technique I must apologize to Mr. Stephen Leacock.

I have laughed over it a great deal, especially when I first wrote it, but I can laugh over it no longer. Still, as other people tell me it is amusing, I include it here. It seems to me worth preserving a few years—at least until the ennui of changing fashions suppresses me, my books, and it together.

With due apologies for this impossible Table of Contents, I tender these tales of the Jazz Age into the hands of those who read as they run and run as they read.

Bir Hikaye kod ad─▒ da ss1o7 B├Âl├╝m 2

B├Âl├╝m 2:

Jakon ablasinin bunu yapmasini beklememisti fakat ablasi Galina ona sarkintilik yapiyordu. Lakin ablasi jakonun odasina girmis  ve tamamen ciplak bir sekilde onun yataginda y├╝z ├╝st├╝ yatmis ve elindeki dildoyu kendi cinsel organina sokup cikartiyordu. Jakon i├žeri girdiginde yuzu kizarmis ve penisi kalkmisti. Ablasi on gorunce hemen jakonun bacak arasina bakti ve Pis bir gulumseme yapti.

***

Jakon bir saat once yatak odasinda olanlardan dolayi need hissetmesi gerektigini bilmiyordu. Cunku galiba az once seks yaptigi kisi kendi kardesiydi. Ve bunu biri ogrense hic de hos olmazdi. En azindan olmayacagini dusunuyordu. Ne Yani tebrik ederiz artik sapiksiniz... Hahayt.
Jakon pis bir g├╝nahkard─▒ art─▒k. Zaten yasalar onun bu yapt─▒─č─▒n─▒ affetmeyecekti.

Amazon T├╝rkiye Neden A├ž─▒ld─▒?

Selam. Bug├╝n amazon.com.tr resmen a├ž─▒ld─▒. Art─▒k amazon T├╝rkiye diye bir sayfa var ve bizler i├žin ├Âb├╝r amazon sitelerine g├Âre daha h─▒zl─▒ ve uygun olacak.
Peki akl─▒mda ┼ču soru var, yahu neden daha ├Ânce de─čil de tam ┼čimdi? Veya neden ekonomi bu haldeyken sanki bahar r├╝zgarlar─▒ esiyormuscas─▒na b├Âyle bir karar?
─░ki sebebi olabilir zann─▒mca,
Birincisi T├╝rk ekonomisi yak─▒n zamanda hi├ž olmad─▒─č─▒ kadar g├╝├žlenecek ve Jeff Beos bunu anlad─▒, ikinci ihtimal ise ekonomi bu kadar k├Ât├╝yken daha da yabanc─▒ harcamay─▒ son damlas─▒na kadar artt─▒rmak ama├ž olabilir mi? Hani belki amazon da kendi nasibini almak istiyordur daha ekonomi iyice g├╝mb├╝rt├╝ye gitmeden.
Bilemedim....
Kesin ba┼čka bir fakt├Âr vard─▒r ama ben bu kadar─▒n─▒ akledebiliyorum.
Yorumlara damlat─▒n d├╝┼č├╝ncelerinizi...
Ayr─▒ca ek┼či de g├Ârd├╝m de san─▒rsam yabanc─▒ urunler yokmus..
https://eksisozluk.com/19-eylul-2018-amazon-turkiye-rezaleti--5789809

Tuesday, September 18, 2018

Bir Hikaye kod ad─▒ da ss1o7 B├Âl├╝m 1


b├Âl├╝m 1:

Karanl─▒k ekran bu sefer hi├ž bir ya┼čam belirtisi vermiyordu. Bunun sebebi de jekon un bu sefer ger├žekten de oyunca─č─▒n─▒n pilini ki o pil de sabit pili ve sadece o ge├ženlerde kaybetti─či ┼čarj kablosuyla ┼čarj edilebilirdi ve o pili bitirmi┼čti jakon. Bunu anlamak art─▒k az ├Ânceki gibi zor de─čildi ├ž├╝nk├╝ az ├Ânce ekran hala dragon shootng arcade oyununu oynamas─▒na izin veriyordu ve ┼čimdi pil uyar─▒s─▒ bile gozukmeksizin ├Âlm├╝┼čtu alet. ┼×arj kablosu da yan─▒nda olmad─▒─č─▒na g├Âre ┼čimdi ne yapacakt─▒ peki? Bu lanet olas─▒ az ki┼činin ya┼čad─▒─č─▒ k├╝├ž├╝k eski sanayi devriminden kalma ┼čehirde ne bok yiyecekti? Lanet olas─▒ apartman dairesi de art─▒k fare dolmu┼čtu ve elektrik kablolar─▒ da farelerin fareler de kedilerin me┼čgalesi durumuna gelmi┼čti. Daha yirmi ya┼č─▒nda bir orospu ├žocu─ču olmas─▒na ra─čmen ki bunu kendisi de─čil onun annesi olacak ki┼čiyle ili┼čki ya┼čayan sarho┼č barmenin sucuydu daha ziyade. Ger├ži onu do─čuran kad─▒ndao do─čarken bile onu bo─čmaya ├žal─▒┼čt─▒─č─▒na g├Âre ne denebilirdi....  D├Ârt ya┼č─▒nda bir erkek karde┼či ve kendisinden bir ka├ž ya┼č b├╝y├╝k ablas─▒ vard─▒. Bazen o kadar ├žok kafay─▒ buluyordu ki ablas─▒n─▒ ├Âld├╝rmek mi sikmek mi istedi─čine karar vermiyordu ve ger├žekten sap─▒tt─▒ yordu jakon. Ger├žekten...
Baz─▒ haftasonlari devletin ona ba─člam─▒┼č oldu─ču i┼čsizlik yani bi boka yaramazl─▒k maa┼č─▒n─▒ bankas─▒ndan ├žekip her t├╝r fantezinin d├Ând├╝─č├╝ yer olarak da sokaktaki sap─▒klar─▒n adland─▒rd─▒─č─▒ bir mekan olan Husakyel e gidiyordu. Oras─▒ daha ├žok hani ┼ču d─▒┼čar─▒dan bak─▒nca s─▒radan bir e─člence mekan─▒ gibi g├Âz├╝ken butik yerlere benziyordu fakat i├žeriye girdikten bir ka├ž dakika sona kafas─▒ biraz WHAT DA FUCK oluyordu. ├ç├╝nk├╝ tahminine g├Âre mekan─▒n sahibi kad─▒n i├žerisi yeterince kalabaliklasinca klimalar i├žerideki uzaktan kumandal─▒ uyu┼čturucu ile kar─▒┼č─▒k uyarici gaz─▒ sprey sistemi ile i├ž mekana sal─▒yordu ve jakon dahil b├╝t├╝n kattaki ziyaret├žiler kafay─▒ iyice bin besyuz yap─▒yorlard─▒. E tabi lavabolar hari├ž, oradaki i┼čler temiz kafa gerektiriyordu, ├Ârne─čin birbirini sikmek ve s─▒cmak veya adam bo─čmak i├žin anlars─▒n─▒z ya... Jakon herkesin anlayaca─č─▒n─▒ zannetmesi gibi problemler ya┼č─▒yordu ve bu belki de onun orospu evlad─▒ olmas─▒ndan kaynakliydi.

Habersiz oros#u (hikaye)


G├╝nlerden pazartesiydi. Katarina bug├╝n ├žal─▒┼čmak istemiyordu fakat hayat ┼čartlar─▒ ona ├Âyle bir ┼čans tan─▒mayacak kadar keskin kurallarla y├Ânetiliyordu. ├çal─▒┼čacakt─▒ ├ž├╝nk├╝ zorundayd─▒ katarina! Onun orospulukta iyi olmas─▒ onun a├ž kalmas─▒n─▒ onluyordu. A├ž kalmamak i├žin insanlar birbirlerinin cesetlerindeki protein ve ya─č kaynaklar─▒n─▒ bile ├ži─č ├ži─č g├Âzlerini k─▒rpmadan mideye indiriyorlar zevk ile. Katarina nin yapt─▒─č─▒ fazlas─▒yla normaldi ki zaten onun gibi seksi bayanlar e─čer bir soyluyla nisanlanmadiklari m├╝ddet├že orospulukta d─▒┼č─▒nda bir ┼čey yapmazlard─▒. ├ľb├╝r orospular yeterince iyi ve verimli de─čildi. Katarina nin fark─▒, daha h─▒rsl─▒ olmas─▒ ve en iyi adamlar─▒ en iyi yollarla yata─č─▒na yatirmasiydi. Gerekti─či zaman bir prenses, gerekti─či zaman azg─▒n bir kar─▒, gerekti─či zaman ise zavall─▒ ├Âks├╝z bir velet bile olabiliyor katarina ve o ya┼čl─▒ iri g├Âbekli zengin adamlar─▒n dolar─▒n─▒ bile bacak aras─▒n─▒n i├žine sokabilecek kadar profesyonel bir orospuydu ki ├Âyleleri hakaret etmek de amma zordur lakin orospu orospu laf─▒ndan ne kadar gocunabilir veya bir kad─▒n t├╝ccar─▒ pezevenk laf─▒ndan ne kadar incinebilirki?
OLMAK YA DA OLMAMAK!
Veya sikilmek ya da sikilmemek ise katarina nin felsefi k─▒sa cevabiydi saniriz...
Katarina dolgun fakat k├╝├ž├╝k kal├žalar─▒, bak─▒ml─▒ ve pahal─▒ k─▒yafetleri ve tuvalette an─▒ra an─▒ra sictiginda bile kokuyu ayn─▒ h─▒zla ortadan kald─▒rabilecek kurnazl─▒─č─▒ ve yetene─či kendi b├╝nyesinde bar─▒nd─▒r─▒yor ki b├Âyle aptal i┼člerle u─čra┼čan katarina ancak bir ├╝st seviyeye ge├žerek soylularin ├Âzel eskort olabilirdi lakin fahiselik onun hayata bak─▒┼č acisiydi ve bu bak─▒┼č a├ž─▒s─▒ onun gibi zengin adam penisi yalayamayanlar i├žin LANET OLASI TEK ├ľB├ťR Yoldu!
Katarina belki de vir├╝s kaparak karanl─▒k Hristiyan mezarl─▒─č─▒nda ├ž├╝r├╝meye terkedilmis olan ├Âb├╝r a┼ča─č─▒l─▒k katarinalar ve natashalardan biri olacak gibi g├Âr├╝n├╝yordu fakat onun bacak aras─▒ her adam─▒n sikini rahatl─▒kla yonetebiliyordu. Bu kadar karanl─▒─č─▒n i├žerisine bula┼čm─▒┼č bir katarina neden ya┼čamak istiyordu yoksa hi├ž d├╝┼č├╝nmemi┼č miydi neden bir kad─▒n─▒n ba┼čka bir i┼če yaramaz halde kalm─▒┼č olmas─▒n─▒n d├╝nyadaki olu┼čturdu─ču adaletsizlik ve kaosun?

Bolum iki: Katarina nin vah┼čice tan─▒mad─▒─č─▒ bir adam─▒n yata─č─▒nda can vermesi/
 
     Katarina s─▒radan bir g├╝ne u yanaca─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝ncesiyle kalkm─▒┼čt─▒ ve rutin temizli─čini ki zaten ne kadar temiz olabilirse bir orospu o kadar olacak ┼čekilde temizlemisti kendisini o sabah. M├╝┼čterisi ger├žekten zengin bir adamd─▒ ve adam─▒n g├╝zel sar─▒┼č─▒n ruslara kar┼č─▒ derin bir zaaf─▒ bulunmaktayd─▒, ve adam halihaz─▒rda evindeki hizmetlerle yatmaktan ve onlardan ├žocuk yapmaktan daha tecr├╝beli bir alanda cAlismiyordu.

         ***
Katarina zengin bir i┼č adam─▒ olan bay Verskova nin malikanesine dar ete─či ve parlak beyaz ve p├╝r├╝zs├╝z bacaklar─▒yla ad─▒m att─▒.
Bay Verskova onu b├╝y├╝k bir samimiyet ve sayg─▒ ile a─č─▒rlad─▒. Medeniyetin sayg─▒ ve edep ├žer├ževesi asl─▒nda hayvanlasmadan ├Ânceki ikna s├╝recinde kullan─▒lan bir metafor olarak kullan─▒lan sayg─▒ idi.
 ****
Ah evet ah evet bay verskova ! Daha h─▒zl─▒ ve daha sert l├╝tfen evet evet ah evet! Diye konu┼čuyordu ili┼čki s─▒ras─▒nda katarina.
├çok uzun s├╝re ge├žmemi┼čti ki zengin ve sayg─▒n beyefendinin resmi nokahli e┼či bayan Violetta odadan gelen seks seslerini is itmi┼č ve eve girmesi ile yatak odas─▒n─▒n kap─▒s─▒na kula─č─▒n─▒ dayanmas─▒ bir olmu┼čtu. ─░r ka├ž saniye dinledikten sonra bu al├žak orospuyu kendi g├Âzleriyle g├Ârmek i├žin kap─▒y─▒ sert bir el hareketiyle a├žt─▒ ve mum ─▒┼č─▒─č─▒nda birbirlerini siken bu iki homo sapiensi g├Ârd├╝─č├╝nde a─čz─▒ndan bir damla salya yere damlad─▒. Kan han─▒mefendinin surat─▒na dolmu┼čtu ve bu ├žok ┼čiddetli bir ├Âfke ve sehvetin k├Ât├╝ye kullan─▒m─▒n─▒n kocas─▒ ├╝zerindeki etkilerini g├Ârmenin verdi─či bir ├Âfke haliydi sadece fakat bu bir namus i┼čine d├Ân├╝┼čm├╝┼čt├╝ ar─▒t─▒m onun i├žin ├ž├╝nk├╝ o o orospu dan fark─▒ olarak biliniyordu ve ├Âyle kalacakt─▒ o s─▒radan bir orospu gibi g├Âr├╝lmeyecek ve bunu da zengin e┼čine kan─▒tlayacakti, bu sava┼č k─▒sa surecekti elbette. Onlar kendilerinden ge├žmi┼čken sayg─▒de─čer bayan yata─ča onlar─▒n ├╝zerine atlad─▒ ve adam─▒n ├╝st├╝nde duran lanet orospuyu bo─čaz─▒ndan yakalayarak yataktan yere att─▒. Adam ne oldu─čunu anlayamad─▒ sadece kaninin art─▒k cukunden beynine do─čru akt─▒─č─▒n─▒ hissetti ve penisi yava┼č├ža sonuklasti. O ne olup bitti─čini anlayana kadar resmi nikahl─▒ e┼či yerde orospuyu parmaklar─▒yla bogmustu bile. Orospunun bacak aras─▒ adam─▒n menisi ile kaplanm─▒┼č ve kad─▒n─▒n a─čz─▒ndan damlayan salya ile kar─▒┼č─▒k kan ise g├Âbe─činden oraya do─čru kay─▒yor. Sayg─▒n beyefendi sayg─▒n han─▒mefendiye bakacak y├╝z├╝ olmad─▒─č─▒n─▒n fark─▒ndayd─▒. Fark─▒nda olmad─▒─č─▒ ┼čey ise az sonra o han─▒mefendinin di┼čleriyle ─▒s─▒rarak onun penisini ve ard─▒ndan tesislerini s─▒karak patlatacak olmad─▒ ve adam─▒n kan ve s─▒v─▒ i├žinde ba─č─▒rarak can verecek olmas─▒yd─▒.



─░leti┼čim Formu

Name

Email *

Message *


Get paid to share your links!