Friday, September 21, 2018

ben bir masal yaşadım (gerçek yaşantım)

Bu yazıda kendi çocukluğumun en en en erken dönemlerinden bahsetmek isterim. Yazarken bile ağlamaklıyım o masal dünyasını. Lütfen , ön yargılı olmayınız. Ben büyüdüm hayat kirlendi doğrudur fakat , benim çocukluğum bunun ötesindeydi. şu anda yaşasam yine masal olurdu anlatabiliyormuyum. Büyüdüğüm için o zamanları özlemle ve aşırı abartılı duygularla zannetmiyorum lütfen yargılamadan okuyun. Benim anasınıfı zamanı dediğim ve o zamanki yaşımı bilmediğim zamanları anlatmak istiyorum. Bu  bir kurgu veya hikaye değil (hep kurgu ve hikaye ağırlıklı blog yazıyorum ve bu yazı gibi derinlemesine düşünce içeriyor onlar da) değil kendi, bu blogun yazarı olarak yazdığım bir yazı bu.

Benim ana sınıfından ortaokulun sonuna kadar yani lise öncesi bütün hayatım çamlıcadaki özel uluslararası bir okul olan Istanbul International School 'da geçti. Resmi öbür türkçe adı ise çamlıca park özel okulu gibi birşey olabilir yanılmıyorsam . Bu okul bir cennetti o ilk yıllarda. Şu anda bizim görkemli doğa içindeki arazimizi doğa koleji kapitalist şirketi satın aldı ve oraya da mcdonalds çakması okulunu dikti. Yıktı villalarımızı köşklerimizi ve sikindirik binalarını dikti. ağaçlarımızı söktü kendi ağaçlarını ekledi toprağımızı dinamitledi kendi planına uygun yeniden inşa etti. sikti bizi götümüzden sonuna dek. sonra bizim okul bir üst araziye bir apartmana taşındı. sonra bir iki yakın civar bina daha satın aldı oraya da yayıldı okulum. ben ana sınıfındayken sınıf arkadaşlarım karışıktı. biri japon biri koreli biri finli biri ingiliz biri iskoç biri amerikalı biri arap biri türk. Çekik gözlü bir çocukla hep yarışıp dururduk ana sınıfında. çok iyi koşardı. çok fazla finlandiyalı arkadaş vardı. ben hep asosyaldim orası ayrı ama ne yapalım işte. hocalarımız zaten karışık milletlerden. şu andaki yeni sikindirik uluslararası okullar gibi hepsi paracı ve ucuz hocalar değildi. zaten orda bile ilk okula başladığımda hocam türktü ve allah belasını versin beni hayattan soğutmuştu. ailem özel dersler zorla aldırmıştı bana taaa lise ikiye kadar. psikolojimi götten sikti bu dünya. benim ruhum çürüdü ve hep intihar etmeye çalıştım delirdim son yıllarda yani sikindirik bir ergen iken. belki ala öyleyimdir ama sikimde bile değil artık amk insanları sizi gidi. kötü insanlardan bahsediyorum.
ana sınıfında öğretmenim ya ingilizdi ya iskoç ya da finli. adı neydi... Anna? Ana? Ena?
hatırlamıyorum. bizdeki anne kelimesine yakın bir adı vardı kadının. okul ingilizce ve ispanyolca eğitim veriyordu ve elbette türkçe. her dilin hocası o dilin native (ana dili) leriydi. mesela ispanyolca hocalarımız ya ispanyol ya güney amerikalı idi. ingilizceciler, alaska ve ABD , ingiltere, galler, iskoçya, kanada, vs. den gelmiş o ülkelerin yerli vatandaşlarıydı. ve göçmen kökenli de değillerdi. safkan yabancılardı. çalışmak için türkiyeye gelmişlerdi. ana sınıfında hatırlıyorum okulun kurucusu iskoçtu ki hala kendisine okulun sitesinden ulaşabilirsiniz. hatta okul o kadar olimpos dağı kıvamındaydı ki macera ormanı diye bir yerimiz vardı. orası tam sık ağaçlı halatlı köprülü ormandı minicik. orda spor dersleri resim dersleri olurdu. resim hocamız türktü ve biraz sinirliydi. gallerli hoca kadar sinirli olamazdı gerçi de neyse. gallerli tarihçiydi çok yaşlıydı ortaokuldayken sonra onu lise yıllarımda tekrar gördüm servisle çamlıcadan bi ara geçmemiz gerektiğimde. şimdi üniversiteliyim fakat deseler eğer kendini öldürürsen seni zamanda geri göndereceğiz (Nietzche'nin sonsuz döngü felsefesi gibi), hemen kabul ederdim. bu yazıyı yazmak bana nelere mal oldu bilsen. bu yazıyı yazacak olgunluğa gelmem bir ton travma ve acı gerektirdi. ki hala acı içinde anlaşılamamanın acısı ile yaşıyorum. bana ne hakaretler küfürler ediliyor yetişkinler ve azıcık olan çevrem tarafından bir bilsen. resmen narsist, salak, toy, bebe, agu bugu, kafası karışık ergen, gibi hakaretler yiyorum.
sonra fark ettim ki ben biraz fazla zeki akıllı ve duygusal bir insanım. ve bu narsist olduğumu göstermez. bazen gerçekler o kadar karanlıktır ki kendiniz bile narsist olduğunuzu ve yanılsama içinde yaşadığınızı zannedersiniz. ama korkarak ve şüpheyle titreyerek söylüyorum, ben çevreme göre fazla akıllı, zeki, duygusal ve fazla üstünüm sanırım. yoksa neden bu kadar anlaşılamamazlık? aptallar anlaşılamaz mı? belki de bir orospu çocuğunun tekiyim ve tiksinç bir narsist ve götüme sopa sokulası bir ibneyim? ve haberim bile yok? olabilir mi? bilmiyorum. umarım değildir. (yüce poseidon bizleri korusun, amen).
Ana sınıfımın hocaları, arkadaşlarım bahçemiz neşemiz, Anne ben bugün Çui'yi yarışta yendiiim. demelerim. Vay be. ne günlerdi. şimdi toprağın altında doğa kolejinin orospu binasının altında ezildi anılarımız. sikmek istiyorum doğa koleji şirketini. ama hayat bize öyle barbar olma şansı vermiyor dostlar. biz acı içinde boğulacağız. biz, eğer tek değilsem ki tek olma ihtimalim var ki kimse anlamıyor beni, eğer tek değilsem bu bile bir ışıktır. ama eğer batı hayranları arasında burda ezilip yok olacaksam yapabileceğim birşey yok. ben batı dediğin şeyin en elit en hoş tabakasını yansıtan bir istanbul masalından çıktım diyorum sana, bana gelip yok cici batı deme anlamam. ben cennet batıyı isterim evet. ama sen sevgili piç kurusu batı hayranı genç nesil, sen batıyı bilmezsin. benim batım bana özeldi. sen git istediğin ülkede içki iç sikiş , alışveriş yap. bana birşey ifade etmiyor. veya batı ülkesindeki hayatlar bana bir şey ifade etmiyor. iyi hoş deyip geçiyorum. sıkıcı. çünkü dedim ya , benim geçmişimdeki batı algısı aynı değil seninle. ben özelim sen sıradan hahahahhha ben egoist bir götüm demiyorum seni gidi kıt beyinli orospu. ben diyorumki sana sevgili okur , beni anlamalısın eğer biraz aydınlanmak istiyorsan hiç bilmediğin hayatlar hakkında. ben o bilmediğin dünyalardan sadece biriyim.
neyse,,,,
bu gün de intihar etmedik, antidepresan içtik, allaha şükür, aklımızı yitirmedik, sadece acı çektik depresyon anksiyete ve anlaşılamamanın acısını çektik olsun buna da şükür. tasavvufun katlarına da yükselemedik nirvana ya da yükselemedik uzaya roket de atamadık. ben anlamam öyle inançları ,katlarmış, ermişlişmiş , kutsal mertebelere ulaşmakmış. siktirsinler onlar. kıt kafalı düşman onlar. ruhuma dülman onlar. acımı körüklüyorlar anlıyormusun dostum körüklüyor bu toplumun yaşayışı benim acımı!
bir gün geçse ki kendimi öldürmeyi düşünmesem, bir sene geçse ki kendimi yok etmeye kalkışıp kendimi akıl ve sinir hastalıkları kodesinde bulmasam, bir on yıl geçse ki, bu on yılda edindiğim çile olmasa....
sevgiler....
veya acılar kabuslar...
- Kimse Değil (Y.E.V.)

No comments:

Post a Comment

İletişim Formu

Name

Email *

Message *


Get paid to share your links!