Monday, September 24, 2018

Ölmek için yaşamak (hikaye)

Uyandığında bir boşluğun içerisine kalktı. Öyle bir boşluktu ki buna anlam yükleyemedi bile. Bir beton parçası gibi olduğu yere çakılmıştı. İdrarını bile tutuyordu. Karabasan değildi bu, sadece bir istisna yaşıyor olmalıydı, çünkü daha önce böyle bir durum ile karşı karşıya gelmemişti. Öyle bir istisna ki bin ışık yılında bir rast gelebilecek türden. Boşluk, onu kendi içerisine çekiyor, gitmesine izin vermiyordu. Yanda duran ajandası, yapması gereken, bekleyen işleri listelendiği sayfalardan birinden ona gülümsüyordu. Işık, sayfaya, ve mürekkebin yol açtığı pütürlere belirginlik kazandırıyor, fakat bu belirginlik sadece onu daha fazla tedirgin ediyordu. Bu belirginlik, onda bir mutsuzluğa sebebiyet veriyordu. O da bunun farkında olarak kahve bardağını olabildiğince şiddetle savurdu. Bardak yere değerden, bir şimşek gibi ilk önce görüntüsü, ardından da tiz bir kırılma sesi çıkarttı. Parçalanan cam parçaları oldukça keskin olmakla beraber, ayağına batabilirdi. Ayaklarındaki çoraplar, ve onların yıkamaktan dağılmış iplikleri, bir yün kalkanı gibi ayağı koruyordu. Cam parçalarına lanet okurken, bir yandan da içmediği kahvenin getirdiği hızlı kalp atışı, öfke, ve başarısızlık hissi, onu daha derinden yaralanmıştı keskin cam parçalarının kendine odaklayıcı olumsuz cazibesine rağmen...

No comments:

Post a Comment

İletişim Formu

Name

Email *

Message *


Get paid to share your links!