Saturday, September 8, 2018

Sigara Dükkanı

Saat neredeyse sabah bes buçuğu gisteriyordu. Carlo çoktan uyanmıştı aslında. Saat beşi on geçe uyanmıştı carlo. Buna nasıl çoktan uyanmıştı diyebilirim ki? sadece yirmi dakika bir fark var. Ne de olsa değil mi? Uyanmış olmasına rağmen Carlo aslında yataktan adım dahi atmamisti yirmi dakika boyunca. Carlo mutsuzluk ve acı içerisinde yaşayan bir tipleme idi. Onun tek tutanağı içki ve sigaraydi. kafayı çektiği zaman dünyalar Onundu. Hatta öyleydi ki (hatta ve hatta) o kadar kafası kıyak oluyordu ki bir sevgilisi hatta ve hatta bir eşi olduğuna bile inanıyordu zavallı Carlo. Bilmiyordu ki kendisi çok yakışıklı olmasına rağmen HIV virüsü taşıyordu genetik olarak. Her an ölebilirdi. Kimse onu istemezdi ki bu gerçeği öğrendikten sonra. Nasıl diyebilirdi bir genç kıza onu sevdiğini? Düşün bir de kız ile yatarsa zavallı ya nasıl anlatacak artık nün da her an ölmek üzere bir saatli bomba gibi yaşadığını? Rüyasında olsa kız ona söyle fisildayacakti, `ben de HIVliyim Carlo, ayrıca hayat da bir saatli bombadir her an bitebilir, neden korkuyoruz? ~
Ama hayır bu ancak rüyalarda olurdu veyahut bir mutlu son romanında veyahut bir aşk masalında veyahut bir Hollywood dizisinde yatak sahnesinde altın varaklı bir sarayda! HAYIR CARLO, SENİ GİDİ PİÇ KURUSU SENİ! Sen kendini ne zannettin Carlo, sen bir zavallısın ve hemen kafana sık şu silahı artık hadi lan hadi carlo kime diyorum ben senin iç sesini Carlo! Carlo! uyan!
---
Uyandığında yıkık dökük gecekondusunda buldu kendini. Evet hala HIV di ve yakışıklı kaslı, ve yalnızdı Carlo. Sigara dükkanı yani tutuncu dükkanını açması gerekiyordu kalkip....

No comments:

Post a Comment

İletişim Formu

Name

Email *

Message *


Get paid to share your links!