There is a secret puzzle in this website. When you complete it, you will be even closer to the truth. We are waiting for someone to find it. The first step of this digital maze is to find the secret page hidden in one of our blog posts. Good Luck.

Saturday, September 8, 2018

Tek Başına Bir Keman Gördüm


Soğuk bir sonbahar akşama doğrusu. Hava, güneş ve ayın savaşının perdesi olmasının yanı sıra, rüzgar ve denizin uyum içerisindeki birlikteliğini de görmemizi sağlıyordu. Jacob da doğanın bir seyircisi hem de bir parcasi olarak bu olaya tanık oluyor ve aslında bir bakıma bu olayın bir parcasi sayılıyor Jacob. Çünkü  o herseyin farkında bir adamdı. O kendisinin biricik ve kıymetli olduğu konusunda kır ayrıligina düşüyordu bir çok insan ile. Ona G, re o yalnızca bir parcacikdi. Başka bir şey değildi o. doğadaki her bir atom biricik kabul edilebilir belki ama bu böbürlenip kendini avutmak için bir sebep bir anlam olamazdı Jacob icin.
Onun ne kadar biricik ligi var ise diğer her maddenin ve canlının da onun kadar biricik olma hakkı olmalıydı. Lakin kendisinde bu zaten var ise öbür her şeyde de mevcuttu. İnsanlar doğruydu ki birbirlerini anlamsız geçici yaratıklar olarak görüyorlardi. Fakat bunun ona göre daha dogrusu, daha guzel daha iyisi bunun tam tersi olamazdı. Çünkü dünyada ve evrende hiçbirşey kusursuz değildi ve her şeyde bir arıza vardı. Bazıları gibi o tanrıyı uydurma olarak düşündüğü dinler ile değil, onu düşünerek bulmuştu. Tanrı aslında bir mesaj yollamak zorunda değildi lakin zaten varoluş un kendisi bir cevap niteliğindedir Jacob a göre. Ve Jacob biliyordu ki tanrı kusursuz bir güç değil, tam tersini hataları olan ve zaman kavramının ötesinde, gucu sonsuz fakat o kadar kolay tarif edilemeyecek ve anlaşılmayacak bir şeydi tanrı Jacob icin.

No comments:

Post a Comment

İletişim Formu

Name

Email *

Message *


Get paid to share your links!