Monday, September 24, 2018

Terk edilmiş kale


Bayrak, dağlar, kale, ruzgar.
Bunlar bir bütünün parçalarıydi.
Bayrak oldukca solgun bir renge sahipti. Dağlar her zaman oldukları gibi son baharın müjdesini taşıyorlar ve hüzün duygularını canlı tutuyorlardi. Kale ise eski imparatorluğun izlerini her kıtada ve her coğrafyada yayılmış oldukları gibi eskimiş de olsa temsilr etmekteydi. Rüzgar ise hepsini içine alarak toptan bir ahenk yakalıyor bahar gününde. rüzgar bayrağı dalgalandıran bir kuvvet olmakla birlikte ona hayat vermekteydi. Bu verdiği hayat inu gören ve aynı atmosferi teneffüs eden insanlara bir bahar havası, bir masal dünyası yasattirmaktaydi. Ali bunları görmesine rağmen oldukça hüzünlü ve mutsuz bir surat ifadesi takinmisti. Bu uzak ve geniş batı toprakları bir nebze de olsa ona yabani gelmişlerdi ve bu onda bir sorgulama duygusu veyahut düşüncesi oluşturmuştu. Bunun nedeni belki de annesinin kaçmasından sonra gelişen olaylar ve yaşadığı acıların bir artçı depremi niteliğinde olabilirdi. Fakat belki daha derinlerde bir ruh içerinde olabilirdi veyahut dönük ve anlamsız bir varoluş durumu yaşıyor olabilirdi.

No comments:

Post a Comment

İletişim Formu

Name

Email *

Message *


Get paid to share your links!