Fareler & Masturbasyon

Bir bilim adamı olan Sir. Jacob , fareler üzerinde deneylerde bulunan C642 kodlu araştırma gurubunun başını çekiyordu. Hafta içi sonu demeden aralıksız bir çalışma ve mesai söz konusuydu. Bu tutkunun, daha doğrusu bilime olan delice bağlılığın bir göstergesiydi elbette.
Sir. Jacob farelerin davranışları hakkında gurup olarak edindikleri bilgilerin yeterli olmadığını ve daha fazlasının gerekli olduğuna inanıyordu. Daha fazla veri ve ortak tema gerekliydi. İnsanlara bu denli benzeyen bu küçük et parçaları hakkında.... Artık farelerden o denli sıkılmıştı ki ezmek istiyordu fakat içindeki bu bilim aşkı böyle bir şey yapmasına engel oluyordu.

Sir.Jacob yoğun bir deney esnasında öbür bilimadamlarının umursamadığı hasta sayılabilecek bir fare hücresini gözetlemeye başladı. İlgisini çeken şuydu, bomboş bir kafesin içerisinde bu fare neden ölü gibi kıpırtısız ve depresifti böyle? Beyni ne kadardı ki böyle düşünür gibi duruyordu. Bir gariplik vardı. Hastalıkla bir ilgisi olamazdı bunun. Başka bir sorun vardı. Birinci olarak bu farenin izole olduğunu fark etti. Bu önemliydi. Bu konu üzerine araştırma yapabilirdi ve bu şahane olurdu. C642'nin zaferini o sağlayabilirdi. Ve büyük şölende bütün dünya halkına yapacakları açıklamalarda çılgınca başarılar elde edebilirdi. Ve bunu yapacaktı biliyordu. Daha önce de yapmıştı. O zamanki çitalar ve onların kas yapısı hakkında idiyse de önemli değildi bunun farkındaydı.

Kafesteki fareye bir top verdi. topu her ittirdiğinde ona peynir verecekti. Farenin topu farke etmesi uzun sürdü ama sonunda oldu. Topu hareket ettirdi. Sonunda dedi Jacob içinden oh.
Fareye bir peynir parçası ikram etti. Fare biraz canlanmış gibiydi. Bildiği kadarıyla bu farenin hasta denmesinin sebebi ona insan geni enjekte etmeye çalışılmış olmasıydı ve bu başarısız bir reaksyona sebep olmuş olmalıydı. Önemli değildi ne de olsa o hala bir fareydi sonuçta.
Fare topu bir kez daha öylesine kıpırdattığında , kafesi dört gözle dikizleyen Jacob yeniden peynir verdi. Fare bu düzeni kapmış gibiydi ki bunu tekrar tekrar ve tekrar uyguladı. Fare doymuyordu. Bu imkansızdı. Fare bir saat içerisinde öldü. Bu Jacob'u biraz üzdü. Ne de olsa onun faresi sayılırdı artık. Bunun üzerine düşünmeye başladı. Neden öldü. Peynirin ne önemi vardı. Dopamin? Olamaz ki beynine bir kablo bile takmamıştı. Ama bir şeyler başardığını mı hissetmişti fare acaba. Aynı kendisi gibi. Büyük salonda konuşma yapmak gibi. Okuduğu fare ve pedala basma deneyi sonuçlarını hatırladı. Aynı insanların masturbasyon yapması gibi. Fare peynirden öldü? İnsan da ödülü kolaydan elde edebildiğini, yani farenin topu ittirmesi gibi kolay yoldan zevke mi düşkündü? Fare gitmişti ama ya insanlar? Acaba insanlar bu nedenle mi sosyal medyada kırmızı mavi tuşlara şehvetle basıyordu. Evet şehvetti bu! açıkça şehvet! Orgasmdı bu! Orgasm. Lanet olsun doğa anaya!

***
Sir. Jacob kendini silahla vuralı bir ay olmuştu. Fare deneyleri devam ediyordu. Sir.Jacob ölmeden önce yaptığı düşünsel deneyleri yazıya aktarmamıştı. Bu onun arkadaşlarının , onu anlayamamasına ve mirasını sürdüremeyecek olmasına neden olmuşltu. Artık bir sırdı onun keşifleri. Ne farkederdi ki? (Jacob burda olsa öyle nerdi). Kim bilimi takıyordu? Like ve dislike butonları varken....

SON

-Kimse Değil (KD)

0 Comments