Friday, November 23, 2018

Hiç bir yer hakkında gerçekten kötü bir şey hissettiniz mi ve yaptığınız işi hemen terk ettiniz ve oradan çıktınız mı?

*bu yazı Quora adlı sitede sorulan bir soruya bir kullanıcının verdiği cevabın türkçe çevirisidir.



2004 yazında geçiyor olay. Annem , annemin kardeşi ve kalabalık anne tarafından bir kaç akraba , Badrinath /Pilgrim'in Hemkunt'una düzlüklerin o bunaltıcı sıcaklığından kaçmak için gittik.


Badrinath'ı ziyaretimizde ve Hemkunt Sahib'e yaptığımız tırmanışımızda çok neşeli ve hoş vakit geçirdik. Iceclad'a sualtı dalışının ardından ve sıcak bir kupa çayın ardından tırmandığımız tepenin zirvesinden sonra oranın tadını çıakrttık.


Geri dönüş yolundayken, yani Rishikesh'e gidiş yolundayken, Gopeshwar'un yakınlarında bir yerlerde , orada bir kaya vardı ki baya büyük bir kaya parçasıydı. Kaya yolumuzun tam ortasında çakılmış duruyordu. ki büyük ihtimalle yolumuzun kenarındaki yamaçtan düşüp buraya çakılmıştı ve trafiği iki yönlü olarak da engelliyordu. Daha yeni parçalandığı , yamaçtan yuvarlandığı belliydi ki zaten önümüzde sadece bir düzine araç vardı. Öyle bir pozisyonda duruyordu ki kaya, sadece çift tekerli bir araç ordan geçebilirdi. Eğer bir ya da iki metre kıpırdayabilseydik bir köşeye doğru, en azından araçlar veya küçük taşıtlar hareket edebilecekti tabi eğer yolun öbür tarafındaki derin vadiye doğru değil ise. Kayanın düştüğü yerde, tepeden aşağıya doğru bir su akıntısı vardı. Tabi biz suyun dışında olduğumuzdan ve etraf pek insan eli değmemiş göründüğünden dolayı ve hindistandaki şehirlerin hava kirliliğinden uzakta olduğundan , teyzem bana o su akıntısından bir kaç pet şişe su doldurmamı istedi.


Bu esnada insan kalabalığı, çoğunluğu ovalarda yaşayan keşişlerdi /hacılardı ve bir araya gelmiş , kayanın etrafında toplanıp kayayı köşeye doğru ittirmeye uğraşıyorlardı. Kaya o kadar büyüktü ki ancak beş altı kişi bir tarafında durup kayayı kıpırdatmaya çalışabilirdi. Fakat yine de o kadarcık kuvvet, kayayı durduğu yerden hareket ettirmek için yeterli değildi. Bu nedenle bir kişinin aklına bir fikir geldi. Etraftaki daha küçük taşlarla o büyük kayaya saldırarak onu parçalayabilirdik. Bu iyi bir fikire benziyordu ve ben de bunu akla yatkın buldum. Diğerleri kayayı parçalamaya başladıklarında ben de teyzemin benden istediği gibi o tepeden akan akarsudan şişelerimi doldurmaya başlamıştım. Ben şişeleri doldururken şapkam elimden gidiverdi ve benden oldukça uzak bir yere düştü. Şişeyi doldurmak yerine, garip bir şekilde kalktım ve şapkayı almak için onun yuvarlanmayı bıraktığı yere yürüdüm. Akasrsuya geri dönmek için arkamı döndüğümde içimde, kalbimde garip bir korku belirdi. Halan daha o hissi kelimelerle anlatmakta güçlük çekiyorum. Çok üzücü ve korkutucu bir şey , aynı kalbimin tam orada yapışıp kalması gibi. Bundan sonra ne yapacağım konusunda pek emin değildim o anda çünkü bir gümbürtü sesi duydum. Kafamı kaldırıp baktığımda , ilk önce bir kaç gevşek kaya ve ardından bütün kaya duvarı yüz üstü parçalandı ve yavaş çekimde aşağıya doğru gelmeye başladı. Büyük ihtimalle zaten düştü düşecek durumdaydılar ve diğer kayalardan gelen titreşimler kayaların insanların üzerine gelmesine sebep oldu. Sanki otomatik pilotta gibi ayaklarım beni bir köşeye çekti ve hızlıca daha önce olmadığı kadar hızlla koştum. Bu sırada kayalar büyük ihtimalle bir kol boyu kadar uzağımda yuvarlanıyordu. Dumanlar dindiğinde, bir çoğu kayaların altına gömülmüştü. Çoğu da uzuvlarını kaybetmişti. Bizimle birlikte olan amcamın arkadaşlarından biri son anda kılpayı, şoförümüzün çekmesiyle kurtulmuştu.


Kayalardan paçayı kurtarmışsa bile yine de yere kapaklanıp bacağını kırmıştı. Çok kilolu biri olduğu için. Halan hatırlıyorum, dizinin üstünden itibaren bütün bacağını kaybeden adamı, bana yardım için bağırıyor ve elimdeki şişeden su istiyordu. Ama insanlar bana ağır yaralı ve kanaması olan birine su vermenin onun için iyi olmayacağını söylediler. Çünkü bu onu öldürebilirdi. Daha kötü olanı ise yakınlarda bir hastane yoktu yaralananları iyileştirmek için. Govindghat'a kadar bütün yolu geri dönmek zorunda kaldık yaralıları iyileştirmek için. Taksi şoförleri ilk başta yaralıları taşımak için uçık fiyatlar talep ettiler eve götürmek için ve bu da sonunda kabul edildikten sonra garip bir şekilde vaz geçtiler ve kabul etmediler sebepsizce. Biz de bir şekilde herkesi aynı araçlara tıkmak zorunda kaldık iki güne kadar, yani yetkililer yolu açana kadar , enkazları temizleyene kadar. Gazetelerin iddiasına göre sekiz kişi ölmüştü ve çok sayıda yaralı vardı. Fakat ben eminim ki çok daha fazla ceset vardı orda çünkü kayalar gelmeden daha çok adam duruyordu.


O günden beri, hafızamı o günkü trajediden öncesinde yaşadıklarım konusunda kaybettim.


-Virender Singh

Çeviri ve düzenleme: Yunus Emre Vurgun
Orijinal ingilizce kaynak: https://www.quora.com/Have-you-ever-had-a-really-bad-feeling-about-a-place-and-immediately-abandoned-what-you-were-doing-and-got-the-hell-out-of-there

No comments:

Post a Comment

İletişim Formu

Name

Email *

Message *


Get paid to share your links!