Wednesday, November 28, 2018

Ne Kadar Yalnızsın?

*Bu yazı Quora adlı soru cevap sitesinden alınıp tarafımızca türkçe'ye çevirilmiştir.


feragatname: (Bu soruya cevap verme sebebim tıklanma için veya beğeni almak için değil. Ben sadece BİRİLERİNİN bana üzülmeden beni dinlemesini istedim (Tanrı, 'isimsiz cevap' seçeneği için Quora'yı korusun) Eğer çocuksu bir boş laf gibi bir yazı olduğunu hissediyorsanız, bu yanıtı atlamaktan çekinmeyin.) 22 yaşında bir öğrenciyim, stajımı evden uzakta ortalama bir diş kolejinde yapıyorum. İlk ve ikinci yılım harika geçti .. Ben bir dışa dönük olduğumdan çok kolay bir şekilde arkadaş edindim.Ben, cesur, karizmatik biriydim ve insanlar benim hakkımda ne düşünür , ne kadar iyi bir hayatları vardır vs. diye hiç umursamadım. Buna rağmen Akademik olarak zayıftım ve görevliler benden hiç hazzetmezdi ve bunun sebebini bilmiyorum fakat hayatımı her gönderildiğim departmanda cehenneme çevirdi bu. Hastalar arasında ayırım yapmazdım genelde. Oldukça umursamaz ve sakardım ama hastaları tedavi ettiğim zaman iyi bir beceriye sahiptim. Buna çok önem vermedim çünkü etrafım, herzaman insanlarla çevriliydi ve endişelenmek için vakit bulamıyordum neredeyse. Endişelendiğimde bile asla ama asla hayatımdaki iç boğuşmalardan bahsetmedim, çünkü beni zayıf görmelerini istemiyordum.
Image result for yalnız
İnsanlar bazen kendimi iyi hissetmediğimde (morali düşük olduğumda) benim bir tutum /maske takındığımı ve kimse ile iletişim kurmadığımı düşünürlerdi. Üçüncü senem: Oda arkadaşım bir MBBS koltuğu aldı yarı yolda ve kursuna devam etmeyi bıraktı bu sebepten dolayı. Eşzamanlı olarak da bir çocukla romantik ilişkiye girdi (o çocuğu tanımıyordum). Buraya gelmeden önce bir ay boyunca mühendislik yapmıştım. Onların bu ilişkisi altı ay bile sürmedi çünkü o çocuk eski kız arkadaşı için hala bazı hisler besliyordu ve bu sebeple uyumlu olamazdık, başlayamazdık. Arkadaşlarım odama gelmeyi yavaş yavaş bıraktı. Ve bunun sebebini bir türlü bilemiyordum. Belki de ozamanlar "yalnız kurt" imajı yaratıyordum. Bilemiyorum. Sonunda, her şeyi içime atmaya / duygulara yüklemeye başladım. Arkadaşlarım ne zaman beni umursamaz , sorumsuz ve görevliler tarafından yakalanmış olduğum için alay etseler,Benden bir şaka yapıyorlar ve hayatımı istediğim gibi yaşadığımdan beri hep sınıf palyaçosuydum. Okula bisikletle gidiyordum (herkes böyle yapıyor), her kulağımda farklı küpeler takardım, trenlerde bilet almadan seyahat ederdim ve bir keresinden bu yhüzden yakalandığım bile oldu. Yüzlerce kez yakalanmamış olsan da o bir seferden dolayı her fırsatta benimle alay ettiler. Kendim hakkımda kötü düşüncelere kapılmaya başladım. Herkesin gözünde ben bir maskara mıydım? Neredeyse başka bir çocuğa aşık olacaktım ki , çocuk o ihtimali de başka bir kızla çıkarak kaldırdı. Kendimi bir yenik gibi hissetmeye başladım.
Son senem: Yeni bir oda arkadaşım vardı ama tam bir baş belasıydı. O bencil, kurnaz, asabi ve manipülatif biriydi eğer iyi günlerinden birinde değilse. Yine de arkadaş olduk çünkü, basitçe açıklamam gerekirse ikimiz de komiktik ve benzer ilgi alanlarımız vardı. Başka bir katta yaşıyorduk yeni gelenlerle ve kendi çevremizden uzaktık ve bu beni daha da izole edilmiş hissettirdi. Okuldan sonra odama gelmekten nefret ediyorudm çünkü her eften püften şey için bir kavga başlatıyordu. Neredeyse gürültülü bir kocakarı gibi! Bu zamanlarda, insan ilişkilerinin anlamını unuttum çünkü artık insanların sadece dış görünüşlerine bakmaya başlamıştım. Bunun yanı sıra sınavlarımda yerlerdeydim. En düşük notlardan birini alıyordum.
 Internship (staj/doktorluk stajı)zamanlarım: Bana , prikiyatrist tarafından distimi tanısı konuldu. Kronik, ilerleyen, düşük düzeyli bir depresyon. İnsanlar yaptıkları etkinliklere beni dahil etmemeye başladılar. Kendimi NEET için (bir tür sınav) çünkü resmen diş hekimliğinden nefret etmeye başladım şu zamanda. Eskien Quora'da sorulan sorulara cevaplar yazardım ama zaten pek bir beğeni almıyorum. Şu anda kafası karışık bir kargaşa yumağıyım ve hayatta ve halt yemek istediğimi bilmiyorum. Fotoğraf çekmekte ve şarkı söylemekte iyiyim fakat dürüst olmalıyım ki, bu bana hiç bir şey kazandırmayacak. Konuşabileceğim kimse yok. Hâla sanki dünyanın en mutlu insanıymışım gibi davranmaya çalışıyorum ama içimde derinliklerde, sevgiye aç, mutacım. Hiçbir zaman mutlu diyebileceğim bir zamanım olmadı. Değiştiğimi fark ettim. Büyük ihtimalle olgunlaştım. Ve benim düşünce yapım etrafımdaki insanlarınkiyle uyuşmuyor. (Çünkü konuştuklarının yüzde doksanı dedikodu, büyük patron vs.) Güvenlik açığı, sizi insanlara yaklaştırıyor derler, ama kalbimin etrafında bir duygu-geçirmez duvar inşa ettim ve kalbimin hissettiği hiçbir şey ağzımdan çıkmıyor. Çünkü onlara anlatsam bile , işin sonunda hayal kırıklığına uğramış oluyorum. Bu arada yarın benim doğum günüm. Ama biliyorumki kimse bana iyi ki doğdun demeyecek. Ben basit bir kızım. Hediyeleri severim ama şu ana kadar bir tane bile hediye alamadım. E tabi anne babam ve kız kardeşim dışında. İnsanlara hediyeler verdim ama benim doğum günüm yaklaşınca o insanların hepsi "yabancı" oldular. Gülünç! PS: Bunu okuyabilseydin, seni seviyorum. Sabrın özü sensin ve beni dinlediğin için sana minnettarım. Ben arkadaşsız ve şanssızım ve zaman ayırmanız için çok şey ifade ediyor. - İSİMSİZ KİŞİ



Çeviren: Yunus E. Vurgun.  22/11/2018

Orijinal İngilizce Kaynak: https://www.quora.com/How-lonely-are-you

1 comment:

İletişim Formu

Name

Email *

Message *


Get paid to share your links!