Thursday, November 29, 2018

YUNUS E. V. Yazıları : 11/29/2018 11:53


Lağım boruları hakkında sevdiğim bir şey varsa o da çok kötü kokmalarıdır. O kadar kötü kokarlar ki, tesisatçı onların vidalarını gevşetirken kemik eklemleriniz de aynı duyguyu yaşar ve bir titreme yaşarsınz. Tesisatçılar önceden alışkın zaten. Lağım boruları da biz canlılar gibi gurup halinde yaşamalıdırlar ve özellikle canlılardaki izolasyonun getirdiği olumsuzluk ve tehlikeler onlar için de geçerlidir. Lağım boruları o denli yalnızdır ki bazı durumlarda onlarla empati kurabiliyorum. Örneğin neden bir lağım borusu izole edilebilir bunu hiç düşündüm mü Jeremy? Düşünmedin mi? Bence düşünmelisin Jer! Neden mi? Çünkü insanın yalnızlığı gibidir lazım borusununki! Nasıl mı Jerr? Hah! Şöyle mi anlatsam? Belki anlaman daha kolay olur! Lağım boruları yan yana olmalıdır çünkü her dairenin içerisinde yani tuvaletinde yüzlerce boru var! tek boru nasıl olabilir? Klozet yerine direct olarak boruya mı dışkılayacaksın!!!? HAYIR. Işte bu sebeple diyorum Jeremy sana diyorum. Mesela bak, bir insan da o kadar aciz değil midir yalnızken? Yalnızlığın tahtı da hoştur! ASLINDA BİR YANILGI! Aslında yalnız insanlar doğru insanı bulamamış şanssızlardır Jer. Sadece şansızlar…
-          Yunus Emre Vurgun / Kimse Değil

Sigara & Melek

Kızım, bir bakıver hele!
Buruyun Babacığım.
Kahve yap da içelim be kızım.
Babacığım derslerim var.
*kızının yüzüne tükürür
İşte bu! Kızın orda hissettiği utanç, kimlik karmaşası, etik açıdan sorgulanan bir kültürel faktör ve bu ağır düşünceler altında ezilen bir kız cağız bu….
Neyse ki kahveyi yapıvermişti kızımız. Ne de olsa babadır dedi. Fakat bu baba biraz değişikti. Bizim babalarımıza hiç benzemiyordu. Kız da değişikti gerçi adamcağıza haksızlık etmeyin. Peki neydi bu “değişik” olan faktörler? Neden bir Pazar sabahı yaşanan bir şiddet ve bunalım dolu bir sıkıntı yuvası bu denli ışık tutulasıya önemsenmişti yazar tarafından? Adamcağız bir sigara yaktı ve ilk dumanını uzun uzun ciğerlerine çekerken , kız da kahveyi bardağa (cezveden) doldurmak ile meşguldü. Köpüğü tam olsun! Orası öyleydi elbet. Bir kahve köpüğünün , yani bir kahvenin üst tabakası , dünya barışından ve derin felsefi düşüncelerden daha çok önem arz ediyordu değil mi? Yoksa bu etik olmayan hayat bakışı ve uygulamalar bir perde miydi? Neler yaşanmış olabilirdi orada ki böylesine sert ve acımasız bir perde etrafı sarmış boğmuş idi? Bu perde insanların zihinlerindeki koruma kalkanı sanırsam! Kızınki nasıldı peki?
Aslında o sabah uyandığında yani Pazar sabahının erken saatleri. Horoz öncesi diyorum buna. Horozlar ötmeden uyanan insanlar ve horozlar ötmeden ışıldayan pencereler. Horoz ötmeden, güneş olmadan pencere mi ışıldar be adam! Işıldar edenfim ışıldar. Kızın babası kahveden memnun kalmamıştı. Fakat acıma veya vicdan azabından dolayıdır ki sesini çıartmamayı yeğlemişti adam. Kız ise kendisine karşı biriken bu olumsuz havanın /enerjinin farkında değildi ancak bunu içten içe emiyordu hisleri. Adam ise bu gereksiz öfkeyi içinde barındıracaktı ve bir gün başka bir kahve mevzusunda bu hortlayacak ve şaşırtacaktı kızı. Kız o Pazar sabahının önemini anlasaydı bir şey değişmeyecekti elbet. Lakin farkındalık bir eylem değildir sadece bir durumdur.

-Yunus Emre Vurgun / Kimse Değil    - 11/29/2018

Karışık dalgalar ve karışık dümen
Karmaşık kafalar ve aptal hüner
Ne zamandan beri takdir görür kemirgen?
Marefet değildir ki kafes satan evcil gaddar adam! 
*** ***
Yetti artık bu sefalet!
Nedir sanki verdiğin kefalet?
Postacı gelse ingilizin arması!
Postacı gitse arabın arsası!
(himaye altında olmak / uluslararası otorite üzerine bir dörtlüktür)
** *** * * * *
Vay Muzaffer vay! Ermiş olsan eylersin bir af!
Vay Haluk vay! Oluk oluk akıyor halkın kanı!
Hangi millettir bu bahsi geçen?
Her millettir ayırım yapmaz savaş ve sağlam barış!

No comments:

Post a Comment

İletişim Formu

Name

Email *

Message *


Get paid to share your links!