Thursday, December 6, 2018

Anksiyete Nedir, Anksiyete Kötü Bir Şey Midir?


Günlük hayatta sıkça karşılaşılan psikonörotik rahatsızlıkların başında anksiyete, diğer adı ile kaygı bozukluğu geliyor. Her dört insandan biri hayatının bir döneminde kaygı bozukluğu ile mücadele ediyor. Kişinin günlük hayatını oldukça olumsuz etkileyen anksiyete, çoğu zaman modern yaşamın yarattığı stresli atmosferin bir parçası olarak görülüp önemsenmiyor. Oysa anksiyete ile savaşmanın ilk ve en önemli adımı belirtileri tanımaktan geçiyor! Peki anksiyete bozukluğu nedir ve nasıl tedavi edilir?

Anksiyete Nedir, Anksiyete Kötü Bir Şey Midir?

Anksiyete, stres anında vücudun verdiği sinirsel bir tepkidir. Bir tehlike karşısında anksiyete hissetmek son derece doğal olmakla birlikte, anksiyete aslında hayatta kalmak için genlerimize kodlanmış içgüdüsel bir reflekstir. Anksiyete halinde kalp atışının ve soluk alışverişinin hızlanması, kasların daha fazla kan akışı sağlamak için gerilmesinin bir sonucudur. Sinir sistemimizin aşırı duyarlı hale gelmesi ise anında refleks gösterebilmemizi sağlar. Bu sayede fiziksel gücümüz normalde mümkün olmayan bir seviyeye ulaşır, bir tehdit karşısında kaçma ya da dövüşme şansımız artar.

Anksiyetenin doğurduğu endişe, korku ve gerginlik gibi duygular ise bir şeyi başarmak için göstereceğimiz çabayı kamçılar. Sınıfta kalmaktan korkmayan biri sınavdan yüksek almak için saatlerce çalışmayacaktır. İşten atılma fikrinin kaygı yaratmadığı bir insan yerini sağlamlaştırmak için yüksek performans göstermeyecektir. Hayattaki başarılarımızın çoğunu anksiyeteye borçluyuz.

Yani anksiyete aslında iyi bir şeydir. Anksiyetenin kontrol edilemediği durumlarda ise anksiyete bozuklukları ortaya çıkar.

Kaygı bozukluğu, vücudun savunma mekanizması olarak nitelendirilebilecek anksiyetenin ortada bir tehdit olmadığı halde yaşanmasıdır. Akut stres bozukluğu kişinin hayatının zorlu bir döneminde ortaya çıkar ve birkaç ay kadar devam eder. Yaygın anksiyete bozukluğunda ise kişi -bazen hayatın tümünü kapsayan- uzun bir süreç boyunca sürekli anksiyete yaşar. Her durumda kaygı bozukluğu, yaşam kalitesini düşüren kötü bir şeydir.

Anksiyete Bozukluğu Türleri Nelerdir?

Anksiyete tek başına bir hastalık değil, aynı kategorideki hastalıkların genel adıdır. Bütün anksiyete bozuklukları kişide yüksek kaygı yaratmaları bakımından ortak özellik gösterir.

Yaygın kaygı bozukluğu: 

Kişinin günlük yaşamında sürekli endişeli, huzursuz ve korku içerisinde olmasıdır. Ortada bir terslik olmasa bile her an kötü bir şey olabileceği düşüncesi hakimdir ve bu durum ileri boyutlara ulaşarak paranoyaya yol açabilir.

• Travma sonrası stres bozukluğu:

Savaş, doğal afet, aile içi şiddet, ağır kaza geçirmek gibi travmatik olaylar sonrasında ortaya çıkar. Kişi olayı zihninde tekrar tekrar yaşar, kendini sürekli tetikte hisseder ve olayı çağrıştıran her şeyden kaçınır. Zamanla kendiliğinden düzelse de hayat boyu sürebilir.

Panik atak:

Kişi kendini tehlike altında hissettiği durumlarda panik atak krizleri geçirir. Krizler beklenmedik ve şiddetli bir şekilde gelir, beş dakikadan birkaç saate kadar uzayabilir. Krizlerde çarpıntı, nefessiz kalma, bayılma gibi durumlar yaşanabilir.

• Agorafobi:

Kişi mağaza, asansör ve toplu taşıma araçları gibi yerlerden tehlike anında kaçamayacağını düşündüğü için uzak durur. Evden dışarı hiç çıkmayabilir ya da yalnızca güvendiği insanlar eşliğinde çıkar. Agorafobinin en yaygın sebeplerinden biri sık gerçekleşen panik atak krizlerinin bir sonucu olarak başlayan korkudur.

• Sosyal fobi:

Kişi olumsuz eleştiri almaktan korktuğu için topluluk önünde konuşmak, bir teste tabi tutulmak, görüşlerini dile getirmek gibi eylemleri gerçekleştirmekte zorlanır. İlerleyen vakalarda başka biriyle göz göze gelmek ve hatta tanışmak bile anksiyete sebebi haline gelir. Genellikle ergenlik döneminde başlar.

• Obsesif kompülsif bozukluk (OKB):

Kişi obsesyon yani takıntılı düşüncelerini, kompülsiyon yani yineleyici eylemler ile bastırmaya çalışır. Ocağın altını açık unuttuğundan kuşkulanarak defalarca kez kontrolde bulunabilir ve  mikrop kapmaktan korktuğu için insan ya da nesnelere herhangi bir temas sonrasında banyoya girebilir. Düzen ve sayı obsesyonları OKB’de yaygın olarak görülür. Obsesif bir kişi kapıyı her defasında beş kere çalmazsa ya da yatmadan önce her ışığı yirmi kez kapatıp açmazsa her şeyin kötüye gideceği sanrısına kapılmış olabilir.

Anskiyete Bozuklukları Neden Olur?

Anksiyete bozuklukları çeşitli bedensel, çevresel ve psikolojik faktörlere dayanmaktadır.

Bedensel faktörler kaygı bozukluğunda öncelikli bir yere sahip olmasa da yapılan araştırmalar genetik yatkınlığın anksiyete riskini artırdığını ortaya koymuştur. Diyabet, kalp hastalıkları ve astım gibi rahatsızlıklar da anksiyete nedenleri içerisinde sayılmaktadır.

Çevresel faktörler anksiyete sebepleri arasında önemli bir yer tutmaktadır. Stresli bir ortamda büyümek; aile içi şiddet, terk edilme ve dışlanma gibi travmatik öykülere sahip olmak şartlar düzeldiği halde aşırı kaygı belirtilerinin sürmesine yol açabilir. Çevresel faktörler psikolojiyi etkileyerek kişinin sürekli gergin, tetikte ve pesimist bir yapıya bürünmesine sebep olabilir.

Anksiyete Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Anksiyete psikosomatik bir rahatsızlıktır, yani büyük oranda psikolojik kökenli olmasına rağmen fiziksel semptomlara da yol açmaktadır. Psikolojik ve fizyolojik anksiyete belirtileri şöyle sıralanabilir:

• Gerginlik ve huzursuzluk hali
• Kötü bir şey olacak korkusu
• Odaklanmada güçlük çekme
• Sosyal ilişkilerde zorluk yaşama
• Kalabalık karşısında panikleme
• Kalp çarpıntısı, göğüste sıkışma hissi
• Nabzın hızlanması
• Soğuk terleme
• Ellerin titremesi
• Midede bulantı ve hazımsızlık
• Kasların ağrıması

Anksiyete Atağı Nedir?

Anksiyete atağı, anksiyete belirtileri aniden ve yoğun bir şekilde kendini gösterdiğinde ortaya çıkar. Bu durumun sık gerçekleşmesi hem fiziksel hem de psikolojik açıdan büyük bir tahribat yaratır.

Anksiyete atağı yaşayan kişi:

• Kapalı bir alandaysa açık havaya çıkarılmalıdır.
• Yanında olunduğu hissettirilmeli, sakinleştirilmelidir.
• Nefes alıp vermesini düzeltmesi için telkin edilmelidir.
• Belirtiler artarak devam ediyorsa ambulansı aramak gerekebilir.

Anksiyete Nasıl Geçer? Anksiyete Nasıl Tedavi Edilir?

Anksiyetenin yarattığı buhrana tıkılıp kalmak zorunda değilsiniz. Anksiyete tedavi edilebilir ve iyileşme oranı yüksek bir hastalıktır.

Kişi, anksiyete bozukluklarının hafif düzeylerde seyrettiği durumlarda kendini tedavi etmeyi deneyebilir. Stresi kontrol altına almaya çalışmak, meditasyon gibi rahatlatıcı aktiviteler, pozitif düşünmeyi öğrenmek ve çevreden destek almak anksiyete üzerinde olumlu etkide bulunmaktadır. Ancak anksiyetenizin kontrol edilemez bir boyuta ulaştığını düşünüyorsanız vakit geçmeden bir uzmana danışmalı ve tedavi yöntemini belirlemelisiniz.

Anksiyetede ilaçla tedavi, anksiyolitik ve antidepresanlar ile gerçekleşir. Anksiyete ilaçları ciddi bağımlılık riski ve yan etkiler içermediği için güvenle kullanılabilir ancak mutlaka doktor yönlendirmesi ile alınmalıdır. Doktorun yazdığı reçete, kaygı bozukluğunun büyüklüğüne bağlı olarak kullanılabilecek en ideal ilacı ve dozu içerecektir. İlacın minimum birkaç hafta içerisinde etki gösterdiği unutulmamalı, işe yaramadığı yanılgısıyla ilaç kullanımı yarıda kesilmemelidir. Önerilen dozun üzerine çıkılmamalıdır.

Bilişsel davranışçı terapi ise ilaçsız anksiyete tedavi yöntemleri arasındadır. Bilişsel davranışçı terapide kaygıya sebep olan düşünceler tespit edilir ve bu düşünceler ile mücadele edilir.

Doktorun yönlendirmesine göre ilaç ve terapi yöntemlerinin biri seçilebilir ya da iki yöntem aynı anda kullanılabilir.

No comments:

Post a Comment

İletişim Formu

Name

Email *

Message *


Get paid to share your links!