Saturday, January 5, 2019

Çıkmaz Yol & Yolcu - Kısa Hikaye

Karanlık bir pazartesi sabahı idi. Pazartesi sabahlarının ortak bir soy ağacından geldiğini biliyor muydunuz? Artık biliyorsunuz. Hepsi aynı soydan gelir ve birbirlerine tamamen yakındırlar. Hiç biri aykırılık yapmayı göze alamaz. Karanlıktırlar....

Otobüs karanlık bir pazartesi sabahında yola çıkmıştı. İçerisinde otuz beş yolcusu ve şoför ile. İçeride insan dışında bir canlı yoktu. Bitkiler zor yolculukta kırılabilirdi ve hayvanlar gürültü yapacağından ve dışkı problemleri dolayısıyla yolculuğa kabul edilemezdi. Sondan başlayan koltuk numaraları olağan dışıydı fakat aynı zamanda değişiklik olmuştu. Altı numaralı koltukta oturan Jüpiter , asık suratıyla etrafı soğutuyordu. Ona bir gezegen ismi vermek kimin fikriydi merak ediyorum. Jüpiter fötr şapkasını olabildiğince yüzünün önüne getirmişti.
Photography of Bus Stop During Winter
Hava soğuk olabilirdi fakat otobüsün içerisi bir hamamdı adeta. Jjüpiter, Jüpiter! Bunlar kafasında çınlayan seslerdi. Küçük çocuğun onu böyle zevkle çağırışını hatırladı. Ne kadar da komik ve akılsızca! Hayır, küçük çocuklardan birer yetişkin rolüne bürünmelerini meklemek daha büyük ahmaklıktır muhakkak. Çocuk çocuktur. Otobüs yolculuğu ne kadar sürecek olursa olsun bunu umursayan var mıydı gerçekten? İçerisi sıcak ve hoş. Hem uyku getiren loş sarı bir aydınlatması da var. Eski zamanlar ne güzeldi demeye gerek yok. Zaten o otobüs gerçek bir karadelik hortlağıydı. Eskiden hortlamıştı muhakkak. Kaç modeldi acaba? Belki de model numarası yoktur ve hatta belki de hurda parçalardan sonradan bir araya getirilmiştir , hatta ve hatta öyle olmasa bile belki de bozulduğunda yedek parça olmadığı için mevcut motoru evirip çevirip tekrar çalıştırıyorlardır ha ha hahhh. Kahkaha atacağını düşünmemişti.  Ağzından çıkıverdi bir anda. Bir anlık dalgınlık onu koca otobüsün içinde rezil etmişti! Püh sana Jüpiter amca! Yine mi o küçük velet gelmişti aklına... Lanet olsun ama bu kadar da şizofreni yeterdi. Evet kesinlikle yaşlı olmanın ne demek olduğu artık ortadaydı evet bu kesinlikle ve kesinlikle.... Bir dakika en son ne hakkında konuşuyordu? Ah, pardon konuşmuyordu ki,nasıl da unutmuştu. Sadece kendi kendine düşüncelere dalıyordu. Ah Jüpiter buna hala alışamadın öyle mi yani? Ne demek canım, alıştım elbette Jüpiter, ben güçsüz birine mi benziyorum Jüpiter? Hayır Jüpiter sen gayet karizmatiksin dostum, sen oldukça güçlü ve sert bakışları olan bir adamsın bunu biliyorsun sana daha fazla tekrar etmeme gerek yok sanırım. Hayır, tekrar et lütfen Jüpiter, bak hem benim de canım sıkılıyor anlarsın. Jüpiter, hepimizin canı zaman zaman sıkılır ve hepimiz delirecek gibi oluruz. Sen boşversene be adam! Şu leziz pizza kokusunu görüyormusun? Burun deliklerinden içeri süzülen o güzel pizza sosu kokusunu! Şu restoran çok güzel değil mi ama Jüpiter? Baksana şu kadın sana bakıyor galiba! Hahayt! Jüpiter, emin olduğunu umuyorum ama galiba otobüs durdu bir baksana hadi hadi şimdi tam zamanı. Tamam, bakıyorum dur gözlerimi açmak zor geliyor biliyorsun..... A burası bir benzin istasyonu değil mi Jüpiter? Evet Jüpiter aynen öyle....

-Yunus Emre Vurgun

No comments:

Post a Comment

İletişim Formu

Name

Email *

Message *


Get paid to share your links!