There is a secret puzzle in this website. When you complete it, you will be even closer to the truth. We are waiting for someone to find it. The first step of this digital maze is to find the secret page hidden in one of our blog posts. Good Luck.

Tuesday, March 19, 2019

ÜÇ (2/2 & 3) / Kayıp Rotacı (©) - roman girişimi (Bütün hakları YunusBlog©'a aittir.)


bölüm 2 /2

Sakıp, genel itibari ile güven veren bir profil çizmekten oldukça uzaktı. Bunu kendi isteği ve iradesiyle değil, daha ziyade damlaya damlaya göl olan bir yapıda kazanmıştı. Seçimleri ve davranışları onu sessizce ve fark ettirmeden hastalıklı bir dış görünüşe büründürmüş olacaktı ki, insanlara verdiği izlenim güvensiz ve rahatsız ediciydi. Halbuki ne kadar da aşikar idi onun derin ve bozulmamış masumiyeti ve samimi duruşu. Lakin bu vaziyet dışa vurulmadığı sebebiyle neredeyse anlamsız ve resmen kaybedilmiş bir meydan muharebesinden hiçbir farkı olmayan bir vazitet durumuna gelmişti. 

Esas olan bu değildi, yani esas sıkıntısı bu değildi Sakıp’ın; Asıl sıkıntı onun derin yalnızlığı idi. Ancak bunu Sakıp’a özgü bir istisna olarak ona atfetmek doğru olmazdı ve zaten malumdur ki o da bu durumun kendi şahsına ait özel bir istisna olmadığının gayet farkında bir rotacıydı. Bu tür insanların bariz bir ayırt edici özelliği vardı ki; sadece dikkat edenlere bariz görünen bir haldi. Bu daha doğru bir deyişle söyle açıklanırdı: Sezgisel ve yolları bilinçli takip eden şahsiyetler. İşte bu tanım onların genel itibari ile kim oldukları hakkında bir ip ucu veriyordu. Belki de esas olan bir rotacı olmakta gizli idi. Veyahut gizli olan bir durum yoktu ve sadece anlaşılması bir türlü başarılamamış olan konu disiplin ve odak noktasıydı. Hangisi olduğu ayrı bir tartışma konusuydu fakat gerçek şudur ki, Sakıp’ın zamanında herhangi bir çıkış yolu olmaksızın, var olmak için yapılabilecek en önemli ve tek şey fark etmek ve odaklanmak olacaktı. İçinde bulunduğu bu cehenneme bir ad koyamayan Sakıp, daha doğrusu bir rotacı bey, çaresizliğin damarlarına dek işlemesinin farkındaydı. Rotacılar Büyük Locası, şehrin tam merkezinde yer almaktaydı. Bu loca, merkezi otoritenin sağlandığı büyük katedral olarak da bilinirdi. Rotacılar belli aralıklarla oraya gider ve kendilerini kutsal su ile yıkadıktan sonra tekrar görevlerinin başına dönerlerdi. Sakıp nadiren uğrasa bile bağını hiçbir zaman kopartmadı.

Bölüm 3
Sakıp kendini çölün tam ortasında buldu. Bu ansızın oluşan durum onu, aniden beliren dağlardan ve nehirlerden bile çok şaşırtmıştı. Bu nasıl bir çöldü ki içerisinde dağlar ve bayırlar vardı? Bir rotacı, görevini ne pahasına olursa olsun yerine getirmekle mükellef idi. Peki bu seferki görev neydi? Lanet olası görev diye söylendi kendi içinden. Bir gün olsun göremeyecek miydi Rotacıların yönetim kurulunu? Hiç sanmıyordu. Hem de hiç!
Çöl oldukça ilginç olmasına karşın hava sıcaktı. Dağlardan esen serin bir rüzgar dahi yoktu.



devamı yakında...

No comments:

Post a Comment

İletişim Formu

Name

Email *

Message *


Get paid to share your links!